Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/18680 E. 2023/1113 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18680
KARAR NO : 2023/1113
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/327 E., 2015/83 K.
SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanıklar müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık …’ye yüklenen nitelikli dolandırıcılık suçundan katılan ÖSYM Başkanlığının doğrudan zarar görmediği, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu suçtan açılan kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2015 tarihli ve 2014/327 Esas, 2015/83 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan beraate karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz isteği, 6144 sayılı Kanun’un dikkate alınmadığına, sanıklar hakkında kurulan hükümlerin re’sen gözetilecek nedenlerle bozulmasına ilişkindir.
2. Sanıklar müdafiinin temyiz isteği sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik olup suç vasfının doğru belirlenmediğine, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmemesi gerektiğine, sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’ın, kardeşi sanık … adına nüfus cüzdanı çıkartıktan sonra 2012-KPSS’ye kardeşi adına başvuru yapıp sınava girerek kardeşinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı itfaiye eri kadrosuna atanmasını sağladığı, böylece sanık …’ın kardeşi sanık … yerine sınava girerek ve başvuru işlemlerini yaparak özel belgede sahtecilik suçunu, sanık …’in itfaiye eri kadrosuna atanması suretiyle menfaat temin edilerek nitelikli dolandırıcılık suçunu ve sanık …’ın kardeşi sanık … adına nüfus cüzdanı alarak resmi belgede sahtecilik suçunu fikir ve eylem birliği içerisinde işledikleri iddia olunarak sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 204, 207 ve 158 inci maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, “ÖSYM Başkanlığı’nın şikayeti üzerine 22-23 Eylül 2012 tarihli KPSS sınavına sanıklardan … yerine abisi …’nin girdiğinin bildirildiği, sınava sanık …’in yerine abisi sanık …’ın girdiğinin imza ve yazı örneklerinin incelenmesi neticesi Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı’nın 12.06.2014 tarihli raporu ile tespit edildiği; ayrıca, Bitlis İl Nüfus Müdürlüğü’nün şikayeti üzerine 07.09.2012 tarihli sanık …’e ait Nüfus Cüzdanı Talep Formu üzerindeki fotoğrafın sanık …’a ait olduğunun bildirildiği, Nüfus Cüzdanı Talep Formu üzerindeki imzanın sanık …’ın elinin ürünü olduğunun Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı’nın 12.06.2014 tarihli raporu ile tespit edildiği ve her iki eylemdeki belgelerin de aldatıcılık kabiliyetinin haiz olduğunun aynı raporla bildirildiği; sanıkların tüm dosya kapsamındaki ifadelerinden de anlaşıldığı üzere, sanık …’ın kardeşi olan sanık … yerine 22-23 Eylül 2012 tarihli KPSS sınavına girmek üzere, Abit adına Nüfus Cüzdanı talebinde bulunarak kendi resmini yapıştırmak suretiyle sahte nüfus cüzdanı çıkardığı, sahte nüfus cüzdanını kullanarak KPSS sınavına başvurduğu, sınava kardeşi yerine girdiği, sözkonusu sınavı kazanarak sahte sınav sonuç belgesinin oluşmasına sebebiyet verdiği anlaşılmış olup tüm bu eylemlerin sanıklarca fikir ve eylem birliği içinde gerçekleştirdiği sabit görülmüştür. Suça konu resmi belge asılları mahkeme heyetince de incelenerek aldatıcılık kabiliyetini haiz olduğu değerlendirilmiştir. Her ne kadar iddianame hem özel, hem de resmi belgede sahtecilik suçlarına ilişkin olarak düzenlenmişse de dava konusu belgeler arasında özel belge niteliği taşıyan cevap kağıdı kullanılarak resmi belge niteliğindeki sınav sonuç belgesi düzenlenmiş olduğundan özel belgede sahtecilik suçunun resmi belgede sahtecilik suçu içinde eridiği Mahkememizce değerlendirilerek sanıkların eylemlerine uyan TCK’nun 204/1.maddesi uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmalarına, sahte belgelerin miktarı ve sanıkların suç kastı gözönüne alınarak alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayinine; Mahkememizce, sahte nüfus cüzdanı çıkarma eylemi, KPSS sınavına girme eylemine yönelik bir suç işleme kararının icrası kapsamında değerlendirilerek her iki eylemden ayrı ayrı ceza tayini yoluna gidilmeyerek TCK’nun 43/1.maddesi uygulanarak sanıkların cezasının takdiren 1/4 oranında arttırılmasına, sanıkların geçmişi, mahkemedeki tavırları, fiilden duydukları pişmanlık, lehlerine indirim sebebi sayılarak sanıklar hakkında takdiri indirim uygulanmasına;
Sanıklar hakkında KPSS sonuç belgesi kullanılarak sanık …’in İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı İtfaiye eri kadrosuna yerleştiğinden bahisle kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan da dava açılmışsa da, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı’nin 25.10.2013 tarihli yazısı ile sınavın iptal edilmesi sonucu sanık …’nin işe alınmadığının belirtilmiş olduğu, yine İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı’nin 11.12.2014 tarihli yazısı ile kurumlarında böyle bir çalışanın olmadığının bildirildiği; iş başvurusunda bulunma eylemi ayrı bir suç işleme kararının icrası kapsamında olup sanık …’ın, sanık …’le bu eyleme yönelik birlikte hareketi de bulunmadığı için dolandırıcılık eylemini gerçekleştirdiğine dair somut ve inandırıcı delil bulunmadığından bu eylem ile ilgili olarak Sanık …’ın beraatine;” gerekçesiyle sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetlerine, sanık …’ın dolandırıcılık suçundan beraatine karar verilerek temyiz incelemesine konu hükümler kurulmuştur.
3. Sanıklar suçu ikrar etmiş, pişman olduklarını belirtmişlerdir.
4. Ekspertiz raporları, ÖSYM ve İBB Başkanlığı ile Bitlis İl Nüfus Müdürlüğü’nün yazıları dosya arasındadır.
5. Suça konu belgelerin adli emanete alındığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Vekilinin Sanık … Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükmüne İlişkin Temyiz İsteği Yönünden
Sanık …’ye yüklenen nitelikli dolandırıcılık suçundan katılan ÖSYM Başkanlığının doğrudan zarar görmediği, bu itibarla 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu suçtan açılan kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, şikayetçi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Katılan Vekilinin ve Sanıklar Müdafiinin Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükümlerine İlişkin Temyiz İstekleri Yönünden
1. Sanıkların savunmaları, kurumların yazıları, ekspertiz raporları ve toplanan tüm delillere göre; sanık …’ın kendi fotoğrafı ve kardeşi sanık …’in kimlik bilgileriyle çıkardığı sahte nüfus cüzdanı ile sanık … adına 2012-KPSS’ye başvuru işlemi yapıp sınava girmek suretiyle sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri anlaşılmakla, kurulan hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiinin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
A. Katılan Vekilinin Sanık … Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2015 tarihli ve 2014/327 Esas, 2015/83 Karar sayılı kararına yönelik şikayetçi vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2015 tarihli ve 2014/327 Esas, 2015/83 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ve sanıklar müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.02.2023 tarihinde karar verildi.