YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1922
KARAR NO : 2021/5269
KARAR TARİHİ : 15.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme ve kullanma, defter ve belge gizleme
HÜKÜM : Mahkumiyet, Beraat
A- Sanık … hakkında sahte fatura düzenleme, kullanma, defter ve belge gizleme suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerine ve sanık … hakkında defter ve belge gizleme suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz taleplerinin incelenmesi:
Sanık hakkında 2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarından açılan kamu davasında; sanığın 07.04.2015 tarihli savunmasında vefat eden babası …’ın şirketi işlettiğini beyan ettikten sonra savunmasının devamında kendisinin de satışlara ilişkin fatura düzenlediğinden bahsetmesi, 04.03.2009 tarihli yoklama fişinde şirketin mal alış ve satışlarına ilişkin beyanda bulunması, söz konusu şirketin mal ve hizmet satın aldığı ve sattığı mükelleflerle ilgili sahte belge düzenleme ve kullanma suçlarına ilişkin raporlar ve bazı mükellefler hakkında mahkûmiyet hükümleri bulunması karşısında sanığa atılı suçların sübut bulduğu yönündeki mahkeme hükümlerinde isabetsizlik görülmediği için tebliğnamede bu suçlar yönünden bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık … hakkındaki yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak değerlendirildiği, fiillerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezaların kanuni takdir sınırlarında uygulandığı, incelenen dosyaya göre kurulan hükümlerde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından sanığın, yüklenen suçun sanık … tarafından işlendiğinin sabit olmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olunduğundan katılan vekilinin, temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olup hükümlerin ONANMASINA,
B- Sanık … hakkında sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyiz talebinin incelenmesi:
Sanık …’un savunmalarında söz konusu şirketin kurucularından olduğunu ancak şirketin bütün yönetim ve idari işleri ile diğer sanık … ve babası …’ın ilgilendiğini, diğer sanığa vekaletname verdiğini beyan ettiği, vekaletname örneğinin de dosya kapsamında bulunmasına karşın …’un diğer sanık ile beraber şirket müdürü olması, 14.01.2009 tarihli yoklama fişinde imzasının bulunduğunun anlaşıldığından;
Maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti için;
1-Sahte olarak düzenlendiği iddia olunan faturaların asıllarının, bu faturaları kullanan mükelleflerden veya bu mükelleflerin ve sanığın bağlı bulunduğu vergi dairesinden sorulmak suretiyle getirtilmesi,
2-Faturalar sanığa gösterilerek, yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının ve bilgisi dahilinde düzenlenip düzenlenmediğinin sorulması, kendisine ait olmadığını ve bilgisi dışında düzenlendiğini söylemesi halinde; yazı ve imza örnekleri temin edilerek, faturalardaki yazı ve imzaların sanığa ait olup olmadığı konusunda uzman bir kurum veya kuruluştan rapor alınması,
3-Sanığın yetkilisi olduğu şirketin kullandığı faturaları düzenleyen ve düzenlediği faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin, CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak, tanık sıfatıyla dinlenmeleri; kendilerinden, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kime verdiklerinin veya kimden aldıklarının, sanığı tanıyıp tanımadıklarının ve faturaların alınması ve verilmesi konusunda sanığın bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulmasından sonra, sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme neticesinde beraat kararları verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 15.06.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.