YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19585
KARAR NO : 2023/959
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/116 E., 2015/63 K.
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık …
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Fethiye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.03.2015 Tarihli ve 2014/116 Esas, 2015/63 Karar Sayılı Kararı ile
1. Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası (sanık … hakkında ayrıca 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları) uyarınca ayrı ayrı 2’şer yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, (sanık … hakkında ayrıca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine),
2. Sanık … hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
3. Sanık …’in kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz isteği; sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen cezaların üst sınırdan tayin edilmesi gerektiğine, sanık …’ın diğer sanık … ile birlikte hareket ederek nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinden cezalandırılması gerektiğine, sanık …’nin nitelikli dolandırıcılık suçu tamamlandığı halde hem teşebbüs hükümleri uygulanarak hem de alt sınırdan ceza tayini ile eksik ceza verildiğine, katılan lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık …’ın temyiz isteği; eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğuna, delillerin takdirinde hata edildiğine, suça konu senedin sahte olmadığına ve suçların unsurları itibarıyla oluşmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece; sanık …’nin gazino işlettiği, diğer sanık …’ın ise onun yanında gazinoda çalıştığı, sanık …’ın sanık …’den borç para aldığı, borca karşılık sanık …’nin boş bir senet çıkarıp sanık …’a verdiği, sanık …’ın zilyetliğinde olan aracın ruhsat sahibinin katılan … olduğu, sanık …’nin diğer sanık …’dan alacağını garantiye almak için senedin borçlu hanesine Mesut’un ismini yazdırdığı, kefil bölümüne de sanık …’ın kendi ismini yazarak senedi imzalayıp Ali’ye verdiği, sanık …’nin 7.000,00 TL bedelli suça konu senet ile Fethiye 2. İcra Müdürlüğü’nün 2012/3475 Esas sayılı dosyasında hem sanık … hem katılan … aleyhine icra takibi başlattığı, Söke Jandarma Komutanlığı’nın 25/07/2013 tarihli uzmanlık raporuna göre imzaların sanık …’a, bir kısım yazıların da sanık …’ye ait olduğunun anlaşıldığı, sanık … tarafından hem sanık … hem de katılan … aleyhine takip açılması, katılan …’un sanık …’a araç sattığını kabul ettiğine yönelik beyanları birlikte değerlendirildiğinde, sanık …’ın savunmalarının oluşa uygun olduğu, sanıklar Ali ve Orhan’ın iştirak iradesiyle suça konu senedi sahte olarak tanzim ettikleri ve kullandıkları, bu şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri anlaşıldığından cezalandırılmalarına, aynı gerekçe ile, sanık …’nin, diğer sanıkla birlikte düzenledikleri söz konusu senedi, kendisine çıkar elde etmek için sanık … ve katılan … aleyhine icra takibi açmak suretiyle kamu kurum ve kuruluşlarını araç olarak kullanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği anlaşıldığından sanık …’nin bu suçtan cezalandırılmasına, icra takip dosyasında katılandan para tahsil edilmediği, katılanın zarara uğramadığı, sanığın fiilinin teşebbüs aşamasında kaldığından sanık …’ye verilen ceza takdiren 1/2 oranında indirilmesine, sanık …’ın sanık …’nin nitelikli dolandırıcılık fiiline iştirak ettiği iddia edilmiş ise de, sanık … tarafından açılan sanık …’ı da içerir icra takibi ve tüm dosya kapsamında bulunan delil ve beyanlardan sanık …’ın, nitelikli dolandırıcılık suçuna iştirak ettiğine dair mahkumiyetine yeter delil elde edilemediği, aksine sanık …’nin kendine menfaat elde etmek için sanık …’ı kullanmış olabileceği değerlendirilerek sanık …’ın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçundan beraatine karar verilmiştir.
2. Sanık …’in üzerine atılı suçlamaları kısmen tevilli olarak ikrar ettiği belirlenmiştir.
3. Sanık …’ın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği belirlenmiştir.
4. Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, Aydın Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinin uzmanlık raporu, kurumların cevabi yazıları, icra takip dosyası ve suça konu senet örnekleri, sanıkların güncel adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcut olup suça konu belge aslının adli emanete alındığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
a.Teşebbüse ilişkin temyiz isteği yönünden; suça konu icra takibi nedeniyle katılan aleyhine herhangi bir haciz işlemi tatbik edilmediğinin dosya içerisinde bulunan icra takip dosyası örneğinden anlaşılması karşısında suçun teşebbüs aşamasında kaldığına yönelik kabulde hukuka aykırılık bulunmamış, temel cezanın belirlenmesine ilişkin temyiz isteği yönünden; suçun işleniş biçimine göre temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır.
b.Vekalet ücretine ilişkin temyiz isteği yönünden; karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı ise de, bu husus Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.
2. Sanık …’ın Temyiz Sebepleri
Sanığın sübuta ilişkin temyiz isteği yönünden; Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular bölümünün (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükmünün kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ve sanık …’ın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık … Hakkında Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular bölümünün (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere sanık hakkında beraat hükmü verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
C. Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
a.Temel cezanın belirlenmesine ilişkin temyiz isteği yönünden; suçun işleniş biçimine göre temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
b.Vekalet ücretine ilişkin temyiz isteği yönünden; karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı ise de, bu husus Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.
c.Sanık …’in tekerrüre esas alınan İzmir (Kapatılan) 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/1430 Esas ve 2010/212 Karar sayılı ilamına konu 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin birinci fıkrasındaki güveni kötüye kullanma suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesine göre uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmakla, bu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Sanık …’ın Temyiz Sebepleri
Sanığın sübuta ilişkin temyiz isteği yönünden; Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular bölümünün (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükmünün kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ve sanık …’ın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) kısmında açıklanan nedenlerle Fethiye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2015 tarihli ve 2014/116 Esas, 2015/63 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler İle Sanık … Hakkında Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (A-1-b) ve (C-1-b) kısmında açıklanan nedenlerle Fethiye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2015 tarihli ve 2014/116 Esas, 2015/63 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanık …’ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa; “Katılan kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca (3.000,00) TL maktu vekalet ücretinin sanıklardan tahsili ile katılana verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.