Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/19815 E. 2021/8263 K. 12.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19815
KARAR NO : 2021/8263
KARAR TARİHİ : 12.10.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tacir veya şirket yöneticilerinin ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

Sanığın, suç tarihinde katılan ile birlikte Ons Yalıtım ve Yapı Malzemeleri Ltd. Şti.nin ortağı olduğu ve bu nedenle tacir sayıldığı, kendisinde imza yetkisi olmamasına rağmen suça konu Denizbank Antalya Yüzüncü Yıl Şubesine ait keşidecisi Ons Yalıtım ve Yapı Malzemeleri Ltd. Şti. olan B 8247537 numaralı 10.000 TL bedelli, B 8575877 numaralı 6.000 TL bedelli, B 8575878 numaralı 1.765,28 TL bedelli, B 8575879 numaralı 3.120,16 TL bedelli, B 8575882 numaralı 1.645 TL bedelli, B 8575880 numaralı 2.673,50 TL bedelli, B 8247538 numaralı 15.000 TL bedelli, B 8247534 numaralı 1.000 TL bedelli, B 8575881 numaralı 18.638,39 TL bedelli, B 8575884 numaralı 16.205 TL bedelli, B 8247544 numaralı 3.000 TL bedelli, B 8247539 numaralı 15.000 TL bedelli, B 8247536 numaralı 10.000 TL bedelli çeklerin ön yüzünde yer alan yazılar ve keşideci imzalarını, Bank Asya Katılım Bankası İzmit Şubesine ait, keşidecisi Tamer Kılıç olan, B 2310253 numaralı, 10.000 TL bedelli, B 2310256 numaralı 10.000 TL bedelli, B 2310255 numaralı 10.000 TL bedelli, B 2310254 numaralı 10.000 TL bedelli, Bank Asya Katılım Bankası Antalya Şubesine ait B 3054042 numaralı 1.921 TL bedelli, Kuveyt Türk Katılım Bankası Antalya Şubesine ait 0123905 numaralı 17.000 TL bedelli çeklerin arka yüzünde yer alan Ons Yalıtım ve Yapı Malzemeleri Ltd. Şti. adına atılan ciranta imzalarını katılan adına sahte olarak attığı, sanığın sahte olarak imzaladığı bu çek bedellerinin ilgililerince katılana ait hesaptan tahsil edildiği, ancak bu çek bedelleri karşılığı olan malların ortak oldukları şirkete değil sanığın kendisi tarafından mal edinip kullanıldığı, elde ettiği menfaatin 162.968,33 TL değerinde olduğu, bu şekilde sanığın zincirleme olarak tacir veya şirket yöneticilerinin ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia ve kabul olunduğu kamu davasında; katılanın kovuşturma aşamasında alınan beyanında; Ons şirketini kendisinin kurduğunu ve şirketi 5 yıl boyunca temsil etmeye kendisinin yetkili olduğunu, sanığın kâr ortağı olduğunu ve çek keşide etme yetkisinin bulunmadığını, Akdeniz bölge bayisi olduklarını ve 90 tane bayilerinin olduğunu, bayilerine yalıtım ve izalosyon malzemeleri satıp dağıttıklarını, sanığın ayrıca Madalya Mühendislik isminde kendine ait bir şirketinin olduğunu, davaya konu olan 20 adet çekin keşide edildiğinden bankalar tarafından arandığı zaman haberinin olduğunu, sanığın kendisinin haberi olmadan şirkete ait çekleri ve müşteri çeklerini keşide ettiğini, ayrıca müşteri çeklerini de kullandığını, bu çekleri Ons firmasının hiç bir işinde kullanmadığını, kendi firması olan Madalya Mühendislik firması için kullandığını, hiç bir zararının karşılanmadığını, sanığa karşı açtığı bir hukuk davasının bulunmadığını, çeklerdeki imzaların sahteliği kanıtlandıktan sonra hukuk davası açmayı düşündüğünü beyan ettiği; sanığın kovuşturma aşamasında alınan savunmasında; katılan … ile 2009 yılında ortaklık yaptığını ve 2011 yılının Nisan ayına kadar ortaklığının devam ettiğini, Ons isimli firmayı yüzde 50 yüzde 50 hisse ile kurduklarını ve 2011 yılının Nisan ayında hissesini katılanın eşi Pınar’a devrederek ortaklıktan ayrıldığını, iki sene görüşmediklerini, 2013 yılının Şubat ayında ortak tanıdıkları ve aynı zamanda muhasebeliciliklerini yapan …’ü arayarak para talep ettiğini, bu talep tarihinde …’ün halen Ons firmasının muhasebeciliğini de yaptığını, ayrıca yine …’ün şahsi firması Madalya Mühendislik isimli firmanın da muhasebeliciliğini yürüttüğünü, … ile kendisine ulaşarak 20.000-25.000TL para ödemesini söylediğini, eğer bu parayı ödemezse elinde kendisiyle ilgili çekler olduğunu ve şikayet edeceğini bildirdiğini, ödemeyince de şikayet ettiğini, iddianameye konu çeklerin hepsinin Ons firmasının ticari ilişkileri sebebiyle kesildiğini, bunlara ilişkin tüm mal giriş çıkışlarının, faturaların, sevk irsaliyelerinin Ons firmasının defter ve kayıtlarında mevcut olduğunu, kesinlikle çek karşılığında ne şahsı ne de şirketi lehine herhangi bir tasarrufta kullanılmadığını, bunun muhasebe kayıtlarında da belli olduğunu, katılanın işe geç gelen biri olduğunu ve hatta bir ara silahla yaralandığından işleri onun rızasıyla her ne kadar yetkili müdür olmasa da kendisinin idare ettiğini, onun rızasıyla iddianameye konu çekleri keşide edip Ons firmasının ticari ilişkilerinde kullandığını ve bu çeklerin hepsinin de Ons firması tarafından katılanın bilgisi dahilinde ödendiğini, bankaların ödeme hususunu katılandan şifahen sorduklarını savunduğu; kovuşturma aşamasında beyanı alınan tanık … …’nın; Antalya’da yabancı bir ülke şirketinin bölge sorumlusu olduğunu ve şirketinin inşaat üzerine faaliyet gösterdiğini, sanığa atılı suçlamalarla ilgili bilgi sahibi olmadığını fakat aralarındaki ticari ilişkiden dolayı kendisini tanıdığını, kendisiyle şirketlerinin bayiliğini yapması vesilesiyle tanıştıklarını, Ons şirketi ile yaptıkları ticarette huzurda bulunan sanık ile muhatap olduklarını beyan ettiği; kovuşturma aşamasında beyanı alınan tanık …’in; kendisinin inşaat sektöründe boya üretimi üzerine üretim yapan bir fabrikanın temsilcisi olduğunu, sanığın şirketi olan Ons şirketinin bayilik anlaşması yaptıkları bir şirket olduğunu, kendilerine boya verdiklerini, bu ticarette sanık ile muhatap olduklarını, kendisiyle ticari ilişkilerinin çok uzun olmadığını ama bir sorun yaşamadıklarını beyan ettiği; kovuşturma aşamasında beyanı alınan tanık …’ün; şu anda sanığın şirketinde mali müşavir olarak çalıştığını ve şirketin mali danışmanlığını yaptığını, katılanı 2008 yılından beri tanıdığını, o tarihte katılanın ortak olduğu şirketin mali müşavirliğini yaptığını, 2009 yılında sanık ile katılanın Ons Yalıtım Şirketini kurduklarını, bu şirketin de mali müşavirliğini yaptığını, sanık ile 2009 yılında bu vesileyle tanıştıklarını, sanığın şirkette yüzde 50 hissesinin olduğunu fakat temsile yetkisi olmadığını, şirketi temsile yetkili kişinin katılan olduğunu, şirket kurulduktan sonra taşeronluk işleri yaptıklarını, büyük bir iş aldıklarını, şirketin para akış sirkülasyonunun hızlı olduğunu, her ne kadar sanık şirketi temsile yetkili değil ise de fiilen şirketle kendisinin ilgilendiğini, herkesin sanık ile muhatap olduğunu, aldıkları büyük projeden zararlı çıktıklarını, bundan dolayı da sanık ile katılan arasındaki ilişkilerin bozulduğunu, bunun sebebinin de katılanın zararı kabullenmek istememesi olduğunu, hatırladığına göre 2010 yılında huzurda bulunan sanığın şirketteki hisselerini katılanın eşi Pınar Onurlar’a devrederek ortaklıktan ayrıldığını, yılını net hatırlamadığını, sanık ile katılanın ortaklıkları bozulunca görüşmek istemediklerini, net olarak hatırlayamadığı ancak ortaklık bittikten sonraki bir tarihte katılanın kendisini aradığını, kendisine sanıktan alacaklı olduğunu, bu parayı sanığın kendisine ödemesini söylemeyi rica ettiğini, bunu sanığa söylediğini, hatta katılanın bir telefon konuşmasında elinde belge olduğunu ve eğer sanık borcu ödemezse zor durumda bırakacağını, işi uzatmamasını söylemeyi de rica ettiğini, bunu sanığa söylediğini, sanığın kendisine katılana böyle bir borcunun olmadığını söylediğini, kendisinin de bunu katılana ilettiğini, katılanın Ons firmasının yetkili kişisi olduğunu fakat şirketin tüm işlerini huzurda bulunan sanığın takip ettiğini beyan ettiği görülmüştür. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından, sanığın, suç tarihlerinde % 50 payının sahibi olduğu Ons Yalıtım ve Yapı Malzemeleri Ltd. Şti.ni temsil ve ilzama resmi olarak yetkisi bulunmamasına karşın ticari iş ve işlemlerde üçüncü kişilerle kendisinin muhatap olduğu, bu bağlamda çek ile ilgili olarak keşide yahut ciro işlemlerini çoğu zaman kendisi tarafından yapıldığı, nitekim suça konu edilen ve sanık tarafından keşide yahut ciro edilen çeklerin ibraz tarihlerinde bir sahtelik iddiası almadan ve ödemeden men talimatı da verilmeden alacaklılarına ödendiği, bu şekildeki fiili durumun tanık beyanları ile de doğrulandığı anlaşılmakta olup, şirketi temsil ve ilzama resmen yetkili olan katılanın suça konu çeklerin alacaklılarınca tahsil edildikleri tarihlerden yaklaşık 2,5-3 yıl sonra, sanığın gerçekleştirdiği çek keşidesi, cirosu ve ödenmesine yönelik işlemlerin kendi bilgisi dışında olduğuna yönelik iddiası hayatın olağan akışına aykırı olup işlemlerin katılanın bilgisi ve rızası dahilinde olduğunun kabulü gerekmesi karşısında hukuki ihtilaf niteliğinde bulunduğundan unsurları itibarıyla oluşmayan atılı suçlardan sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yetersiz gerekçe ile mahkumiyet hükümleri kurulması,
Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nin 158/1-h maddesinde düzenlenen tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için, failin tacir veya bir şirketin yöneticisi ya da şirket adına hareket etmeye yetkili temsilcisi yahut şirket müdürü olması ve suçun da şirketin faaliyeti sırasında ve yine bu faaliyetle ilgili olarak üçüncü kişilere karşı işlenmesi gerekmekte olup somut olayda anılan koşullar mevcut olmadığından atılı suçun unsurları itibarıyla oluşmadığının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 12.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.