Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/19950 E. 2023/217 K. 19.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19950
KARAR NO : 2023/217
KARAR TARİHİ : 19.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli ve 2014/4 Esas, 2015/77 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca, iki kez 1 yıl 8 … hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca, 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi atılı suçu kabul etmediğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık, bir şekilde ele geçirdiği katılan …’ın nüfus cüzdanının üzerindeki fotoğrafı değiştirdikten sonra bu belgeyi kullanarak ve kendisini … olarak tanıtarak TT … ile ADSL aboneliği ve … … ile … hat aboneliği sözleşmesi imzalamıştır.
2. Adı geçen aboneliklerin kullanımından kaynaklanan borçların ödenmemesi ve hakkında icra takibine başlanması üzerine katılan şikayetçi olmuştur.
3. Sanık, katılan ile ortak olduklarını, adı geçen aboneliklerin ortaklıktan önce alınmış olduğunu, ortaklıkları devam ettiği sürece bu aboneliklerin kullanılmaya devam edildiğini, ayrıldığı sırada kendisine düşen payı ödediğini beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
4. Katılan …, sanığın müşterisi ve komşusu olduğunu, … yerine gelip gittiğinde kardeşi ve kendisine ait nüfus cüzdanlarını çalarak bu işlemi gerçekleştirdiğini, başka bir soruşturma kapsamında yakalandığında kardeşi … …’a ait sürücü belgesinin sanığın üzerinde çıktığını, şikayetçi olduğunu, zararının giderilmediğini beyan etmiştir.
5. 16.03.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre adı geçen sözleşmelerdeki yazıların sanığa ait olduğu, imzaların ise sanığa ait olup olmadığının belirlenemediğinin bildirildiği görülmüştür.
6. 13.03.2013 tarihli kolluk araştırmasına göre sözleşmelerin imzalandığı tarihlerde verilen adreslerde sanık ve Hacer Öztunç’un ikamet ettikleri belirlenmiştir.
7. Sanık savunması, katılan beyanı, bilirkişi raporu, kolluk araştırması ve tüm dosya kapsamına göre Mahkeme tarafından ek savunma … da tanıdıktan sonra sanığın atılı suçları işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet kararları verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1. Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda … sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B. Sanık Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Dosya kapsamına göre elde edilen deliller doğrultusunda, Mahkemenin sanığın iddianame konusu eylemleri gerçekleştirdiği hususundaki sübuta yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1. Suç tarihinden önce 10.11.2008 tarih ve 27050 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren, 6518 sayılı Kanun’un 104 ve 105 inci maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası ile yaptırıma bağlanan, aynı Kanun’un 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki “İşletmeci veya adına … yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükümleri ile TCK’nın 7 nci maddesi karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56 ncı maddesindeki düzenleme dikkate alınarak, sanığa usulüne uygun şekilde ön ödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “özel belgede sahtecilik” suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Sanığın eylemine uyan 5809 sayılı Kanun’a aykırılık suçunda ön ödemenin gerçekleşmemesi halinde; hükümden sonra 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması ve yine hükümden sonra 05.07.2022 tarihli ve 31887 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanarak yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun‘un 52 nci maddesiyle 5809 sayılı Kanun‘a eklenen “Dava ve cezaların ertelenmesi“ başlıklı geçici 7 nci madde ile “kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilir” hükmü gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekliliği, bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde A bendinde açıklanan nedenle … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli ve 2014/4 Esas, 2015/77 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde B bendinde açıklanan nedenlerle … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli ve 2014/4 Esas, 2015/77 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.01.2023 tarihinde karar verildi.