Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/20134 E. 2021/10496 K. 23.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20134
KARAR NO : 2021/10496
KARAR TARİHİ : 23.11.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Özel belgede sahtecilik, dolandırıcılık

Sanık hakkında, katılan …’ı yurt dışına çalışmak için göndereceği vaadiyle menfaat temin etmesi karşısında dolandırıcılık suçundan açılan davada hüküm kurulmadığı anlaşılmakla; bu suçtan mahkemesince zamanaşımı süresi içinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
A) Sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyizinin incelemesinde;
Sanık hakkında her ne kadar özel belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmış ise de, sanığa isnat edilen eylemin özel hüküm niteliğinde olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu, söz konusu suçun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, abonelik sözleşmesinin düzenlendiği 07.08.2009 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
B) Sanık hakkında … A.Ş.’ye karşı dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyizinin incelenmesinde;
1) Sanığın, katılan …’a ait nüfus cüzdanını, tespit edilemeyen bir şekilde ele geçirdikten sonra üzerinde bulunan fotoğrafı söküp kendi fotoğrafını yapıştırdığı, aslı ele geçirilemeyen bu nüfus cüzdanı ile … ilinde bulunan … Elektronik isimli … bayisinden katılan adına abonelik sözleşmesi düzenleyerek kullandığı, 2009 yılı Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ait fatura bedeli olan toplam 311,76 TL’yi ödemediğinden mağdur şirket vekili tarafından katılan aleyhine icra takibine başlaması üzerine olayın ortaya çıktığı, bu surette sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda, sanığın eylemini nüfus idaresinin maddi varlıklarından olan nüfus cüzdanı fotokopisi kullanarak gerçekleştirmesi nedeniyle TCK’nin 158/1-d maddesinde yer alan kamu kurumu araç olarak kullanılmak suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek suça konu nüfus cüzdanı aslının ele geçmemesi gerekçesiyle basit dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
2) Sanığın tekerrüre esas alınan, adli sicil kaydındaki Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2006/81 esas, 2006/222 karar sayılı ilamına konu dolandırıcılık suçunun, hükümden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında, anılan hükme ilişkin, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Suça konu abonelik sözleşmesi akıbeti hakkında karar verilmemesi yasaya aykırı,
4) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, aleyhe temyiz olmadığından sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 23.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.