Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/20870 E. 2023/6820 K. 04.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20870
KARAR NO : 2023/6820
KARAR TARİHİ : 04.10.2023

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/131 E., 2015/308 K.
SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin,15.10.2015 tarihli ve 2015/131 Esas, 2015/308 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi ve son fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 13.320 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; somut bir nedene dayanmamaktadır.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, üzerinde kendi fotoğrafı bulunan, kardeşi … kimlik bilgileriyle düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı ile … adı altında katılan bankaya kredi müracaatında bulunduğu, … kimlik bilgilerini kullanarak kredi sözleşmesine sahte imza atıp katılan bankadan 11.10.2013 tarihinde 8.000,00 TL tüketici kredisi kullandığı iddiasıyla nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından iş bu kamu davası açılmıştır.
2. Sanık savunmasında üzerine atılı suçları ikrar etmiştir.
3. Tanık … beyanında; “sanık kardeşim olur. Kendisi benim kimlik bilgilerimi kullanarak nüfus idaresinden kimlik belgesi çıkartmış ve akabinde bankaya kredi başvurusunda bulunmuş.Bankadan gelen yazı üzerine konudan haberdar oldum” şeklinde ifadede bulunmuştur.
4. Mahkemece tüm dosya kapsamından sanığın üzerine atılı suçları işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2.Sanığın, nüfus müdürlüğünün maddi varlığı olan sahte nüfus cüzdanını kullanıp bankadan kredi çekmek suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (j) bentlerinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun nitelikli hallerini birlikte işlediğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında alt hadden uzaklaşılmak suretiyle ceza tesisi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de; aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
4. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, UYAP kayıtlarının incelenmesinde, sanık hakkında tekerrüre esas alınan … 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2011 tarihli ve 2011/574 Esas, 2011/788 Karar sayılı kararının Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 15.10.2015 tarihli ve 2015/13345 Esas, 2015/30106 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, suç tarihinden sonra 15.10.2015 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydındaki Sincan 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 15.11.2011 tarihli ve 2011/598 Esas, 2011/1316 Karar sayılı, 30.12.2011 tarihinde kesinleşen ilamına konu suçun tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi, dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli ve 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5237 sayılı Kanun’un “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik ve özel belgede sahtecilik ” suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişinin de haksızlığa uğrayıp suçtan zarar görmesi halinde dahi suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğuna dair kabulün etkilenmeyeceği, aynı suç işleme kararıyla ve aynı anda düzenlenen belgelerle ilgili olarak tek bir suçtan hüküm kurulması gerekeceği, buna karşın, aynı suç işleme kararıyla fakat değişik zamanlarda düzenlenen belgelerle ilgili olarak yine tek bir suçtan hüküm kurulup, aynı Kanun’un 43 üncü maddesi gereğince zincirleme suç hükümleri gereğince cezanın arttırılması gerektiği, farklı suç işleme kastının bulunduğunun ispatı halinde her bir eylemin ayrı bir suç oluşturacağı dikkate alınarak somut olayda, sanığın üzerinde kendi fotoğrafı bulunan, … adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı ile … adı altında katılan bankaya kredi müracaatında bulunduğu, … kimlik bilgilerini kullanarak kredi sözleşmesine sahte imza atıp katılan bankadan 11.10.2013 tarihinde 8.000,00 TL tüketici kredisi kullandığı, UYAP üzerinden yapılan sorgulamada; sanık hakkında … adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanıyla ilgili resmi belgede sahtecilik suçundan açılan dava sonucu … Batı 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.12.2014 tarihli ve 2014/354 Esas, 2014/474 Karar sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine hükmedildiği ve bu mahkumiyet hükmünün Dairemizin 10.12.2019 tarihli ve 2018/2679 Esas, 2019/9105 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; sanığın eylemlerinin her birinin yenilenen kararla işlenmiş ayrı suçları mı yoksa bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlenen zincirleme resmi belgede sahtecilik suçunu mu oluşturduğunun değerlendirilmesi bakımından; … Batı 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.12.2014 tarihli ve 2014/354 Esas, 2014/474 Karar sayılı dosyasının getirtilip incelenmesi ve iddianame ve suç tarihlerine göre hukuki kesinti olup olmadığının belirlendikten sonra sanığın eylemlerinin zincirleme şekilde işlenmiş resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturup oluşturmadığının karar yerinde tartışılması, kesinleşmiş hükmün zincirleme suç kapsamında kaldığının anlaşılması halinde de Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.03.2016 tarih, 2014/847 Esas ve 2016/128 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezanın mahsup edilmesi gerektiği gözetilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması,
hukuka aykırı bulunmuştur.
Kabule göre de;
a. UYAP kayıtlarının incelenmesinde, sanık hakkında tekerrüre esas alınan … 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2011 tarihli ve 2011/574 Esas, 2011/788 Karar sayılı kararının Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 15.10.2015 tarihli ve 2015/13345 Esas, 2015/30106 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, suç tarihinden sonra 15.10.2015 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydındaki Sincan 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 15.11.2011 tarihli ve 2011/598 Esas, 2011/1316 Karar sayılı, 30.12.2011 tarihinde kesinleşen ilamına konu suçun tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
b.Adli Emanetin 2015/793 sırasına kayıtlı emanet eşyaların akıbeti hakkında bir karar verilmemesi, hukuku aykırı bulunmuştur.
c.5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A-4) numaralı bentte açıklanan nedenle … Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli ve 2015/131 Esas, 2015/308 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak yerine ”Sanığın, Sincan 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 15.11.2011 tarihli ve 2011/598 Esas, 2011/1316 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

B. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle … Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli ve 2015/131 Esas, 2015/308 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.10.2023 tarihinde karar verildi.