YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21637
KARAR NO : 2023/724
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/67 E., 2015/397 K.
SUÇLAR :Bilişim sistemleri bankanın veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 7.Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.09.2015 tarihli ve 2014/67 Esas, 2015/397 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, aynı maddenin son cümlesi, 52 nci maddesinin ikinci ile dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 49.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; resmi belgede sahtecilik suçundan aynı Kanun’un 210 uncu maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, keşideci şirket yetkilisinin sanık olarak gösterilmemesi ve bu konuda araştırma yapılmadan karar verildiğinden eksik incelemeye, atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığına ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, ticari ilişki karşılığında, suça konu Şekerbank Çerkezköy/Tekirdağ şubesine ait 28.02.2011 keşide tarihli, 24.500,00. TL bedelli sahte çeki temyiz dışı sanık … ‘a verdiği, son yetkili hamil olan katılan şirket tarafından bankaya ibraz edildiğinde çekin sahte olduğu anlaşılmıştır.
2. Sanık, aşamalarda alınan savunmalarında suçlamaları inkar ederek, suç tarihi itibari ile parke işiyle uğraştığını, temyiz dışı sanık … ile daha öncesinden ticari ilişkisi bulunduğundan tanıdığını, her ne kadar suça konu çekin lehtarı olarak kendisi gözükmekte ise de, bahse konu çeki temyiz dışı sanığın kullandığı, o tarihte temyiz dışı sanığın adına çek yazdıracağını söylediği, kendisinin de bu teklifini kabul ettiği, adına çek yazdırdığını ve bu çeki Garanti Bankası Bayrampaşa Şubesindeki kendi çek hesabına koyduğu, ancak banka onay vermediğinden, temyiz dışı sanığın sahibi olduğu Ağlar Gıda Tarım adına cirolayıp iade ettiği şeklinde savunmada bulunmuştur.
3. Temyiz dışı sanık … aşamalarda alınan savunmalarında özetle, sanık …’ın savunmasını doğrulamayarak, suça konu çeki tahminen Ekim 2010 yılında İstanbul Sefa Köyde Sütaş bayisi olan sanık …’dan aldığını, daha sonra da borcuna karşılık Şahin Şen’in yetkilisi olduğu Şenler Gıda şirketine cirolayarak verdiğini, çek karşılığını Şenler Gıdaya ödeyip, sanık …’dan alacağını da aldığı şeklinde beyanda bulunmuştur.
4. Katılan şirket yetkilisi Şahin Şen’in soruşturma aşamasında alınan beyanında, Şenler Ticaret şirketinin yetkilisi olduğunu, suça konu çeki aldığı peynir karşılığında Ağalar Gıda Tarım şirketi yetkilisi temyiz dışı sanık …’tan aldığı şeklinde beyanda bulunmuştur.
5. Suça konu çek ile ilgili olarak soruşturma aşamasında alınan uzmanlık raporlarına göre;
a. Kriminal Polis Laboratuvarları Daire Başkanlığından alınan 12.03.2013 tarihli uzmanlık raporuna göre; suça konu çekin sahte olduğu, aldatma niteliğinin bulunduğu, çekin arka yüzündeki 2.ciranta hanesindeki “ağalar gıda ..ltd.şti.” ibareli kaşe üzerindeki atılı bulunan ciranta imzasının … adlı şahsa ait olduğu, ön yüzdeki tanzimle ilgili el yazıları, keşideci imzası, arka yüzündeki 1.ciranta hanesindeki el yazıları ve ciranta imzasının … yönünden ilgi ve irtibat tespit edilemediği,
b. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan 26.11.2013 tarihli uzmanlık raporuna göre, çekin arka yüzündeki 1.ciranta hanesindeki imzanın … eli mahsülü olduğu, ön yüzündeki keşideci imzası ile arka yüzündeki 2. ve 3. ciranta hanesindeki ciranta imzalarının elinden çıktığını gösterir nitelikte kaligrafik ve grafolojik bulgu tespit edilemediği rapor edilmiştir.
6. Mahkemece, suça konu çek üzerinde gözlem yapılarak aldatıcılık niteliğinin varlığı tespit edilmiş, sanığın sahte olduğunu bildiği çeki katılana vermek suretiyle haksız menfaat elde ettiği, bu surette nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın, ticari ilişki karşılığında, suça konu Şekerbank Çerkezköy/Tekirdağ şubesine ait 28.02.2011 keşide tarihli, 24.500,00. TL bedelli sahte çeki temyiz dışı sanık … ‘a verdiği, son yetkili hamil olan katılan şirket tarafından bankaya ibraz edildiğinde çekin sahte olduğunun anlaşıldığı, bu surette sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia ve kabul olunduğu olayda; sanık …’ın savunmasında suça konu çeki, temyiz dışı sanık …’un talebi üzerine hatır çeki olarak verdiğini beyan etmesine karşın, temyiz dışı sanık …’ın aşamalarda alınan beyanında suça konu çeki ticaret yaptığı sanıktan aldığını beyan etmesi karşısında, maddi gerçeğin ve resmi belgede sahtecilik suçu yönünden olağanüstü zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 tarihli ve 6/8-69 sayılı kararında da açıklandığı üzere, önceden doğan borç için sonradan yapılan hileli hareketlerin dolandırıcılık suçuna vücut vermeyeceği hususu da dikkate alınarak, suça konu çeki hangi ticari ilişkiye istinaden hangi tarihte sanıktan alındığının ve sanıkla aralarındaki ticari ilişkiye dair yazılı belge veya tanığının olup olmadığının ciro sıralamasında bulunanlara sorulması, sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
2. Kabule göre de;
a. Temyiz dışı sanık …’ın, soruşturma aşamasında 02.02.2012 tarihinde emniyette alınan ifadesinde, sanık …’dan alacağını aldığını beyan etmiş olması karşısında, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerini düzenleyen 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının araştırılıp tartışılmaması,
b. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 7.Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.09.2015 tarihli ve 2014/67 Esas, 2015/397 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.02.2023 tarihinde karar verildi.