Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/21752 E. 2023/5897 K. 06.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21752
KARAR NO : 2023/5897
KARAR TARİHİ : 06.09.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/113 E., 2015/153 K.
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık …
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.09.2015 tarihli ve 2014/113 Esas, 2015/153 Karar sayılı kararı ile;
a. Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 43, 62, 52, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 41.660,00 adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,

b. Sanık … hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 43, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,

c. Sanık … dışındaki diğer sanıkların nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatlerine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz istemi, sanık …’in alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılması ve hakkında takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine, diğer sanıkların da cezalandırılması gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

2. Sanık …’nın temyiz istemi, kararı temyiz ettiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Altıntabak Caddesi No: 47, Merkez-Sivas adresinde emlak ofisi açıp katılan kuruma iş yerini bildiren sanık …’nın, diğer sanıkları gerçekte iş yerinde fiilen çalışmadıkları halde çalışıyorlarmış gibi işe giriş bildirgeleri düzenleyip internet ortamında katılan kuruma bildirdiği, katılan kurum tarafından bir kısım sanıklar için toplam 19.446,01 TL sağlık ödemesi yapıldığı, böylece sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde özel belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddia olunmuştur.
2. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda sanık …’e yüklenen suçların sübut bulduğu, diğer sanıkların ise, sanık …’in eylemlerine iştirak ettiklerine dair yeterli delil bulunmadığı kabul edilerek, sanık …’in özel belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından cezalandırılmasına, diğer sanıkların ise yüklenen suçlardan beraatlerine dair temyiz incelemesine konu hükümlerin kurulduğu anlaşılmıştır.
3. … kayıtları, inceleme raporu, sanıkların savunması, sanıklara ait adli sicil ve nüfus kayıtları ve diğer deliller dosya arasındadır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … ve … Dışındaki Diğer Sanıklar Hakkında Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
1. İşyeri sahibi sanığın, e-bildirge ile elektronik ortamda içerik itibarıyla doğru olmayan işe giriş bildirgeleri düzenleyip iş yerinde çalışmayan kişileri sigortalı olarak göstermek ve kurumun bir kısım sanıklar yönünden sağlık harcamasına neden olmaktan ibaret eyleminde; sanığın kurumun denetim imkanını ortadan kaldıracak mahiyette hileli bir hareketinin bulunmaması, kurumun kendisine bildirilen iş yerlerini ve işe giriş bildirgelerini denetleme yetkisinin her zaman bulunması, sanıkların sigorta primlerini katılan kuruma yatırmış olması halinde 5510 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesince primlerin irat kaydedileceği, aynı Kanun’un 96 ncı maddesinde de yapılan sağlık harcamalarının geri alınacağının düzenlenmiş olması, primlerin yatırılmamış olması halinde de katılan kurumun alacaklarını her zaman tahsil etme imkanının bulunması nedenleriyle katılan kurumun zararından da bahsedilemeyeceği anlaşıldığından, sanığa yüklenen nitelikli dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmelidir.

2. Özel belgede sahtecilik suçundan yapılan değerlendirmede ise; sisteme giriş yapan ilgilinin gerçek kimliği ile işlem yapmakla birlikte, verinin içeriğinin doğru olmaması nedeniyle özel belgede fikri sahtecilik suçunu oluşturacağı düşünülebilirse de, 5237 sayılı Kanun’da özel belgede sahtecilik suçunda fikri sahteciliğin cezalandırıldığına dair düzenleme bulunmaması ve elektronik ortamda verilen işe giriş bildirgesinin sahtecilik suçlarının maddi konusunu oluşturan belge niteliğini haiz olmaması nedeniyle özel belgede sahtecilik veya resmi belgede sahtecilik suçlarının oluşmayacağı; sisteme veri yerleştirme suçu açısından yapılan değerlendirmede; hukuka aykırı olarak girilen sisteme, veri sağlayıcısı tarafından izin verilmeyen şekilde veri girişi yapmak ya da veri taşıma araçları ile yükleme yapmak gerektiği; somut olayda sanığın, katılan kurum tarafından verilen şifreyi kullanarak sisteme veri yüklediği ve şifreyi hukuka aykırı bir şekilde elinde bulunduran kişi konumunda olmadığı, katılan kurumun verdiği şifreyle sisteme hukuka uygun şekilde girerek, e-bildirge içeriğine doğru olmayan verileri yerleştirmesi sonucu kuruma elektronik ortamda gerçek olmayan bir veri iletmekten ibaret eylemin sisteme veri yerleştirme suçunu da oluşturmayacağı; eylemin resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesinde ise; resmi belgeyi düzenleme yetkisine sahip kamu görevlisine yalan bildirimde bulunulmasında kişinin beyanı yeterli olmayıp bu beyanın doğruluğunun kamu görevlisi tarafından araştırılması zorunluluğu gerekli ise kişinin beyanına itibar edilemeyeceği, kişinin bu beyanını içeren belge de ispat aracı olarak kullanılamayacağından ve aynı zamanda elektronik ortamdaki veri girişinin muhatabı bilgisayar sistemi olup 5237 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesindeki tanıma uyan bir kamu görevlisi bulunmadığı gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.04.2014 tarih ve 2014/153 Karar sayılı kararına göre, bu beyan sonucunda düzenlenen, öz ve biçimsel unsurları tam olan bir resmî belge de bulunmadığından, eylemin resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu da oluşturmayacağı anlaşılmıştır.

3. Yukarıda açıklanan nedenlerle, sanığın unsurları oluşmayan nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından beraati yerine mahkûmiyetine hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

C. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 22.08.2017 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde
zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR
A. Sanık … ve … Dışındaki Diğer Sanıklar Hakkında Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.09.2015 tarihli ve 2014/113 Esas, 2015/153 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık … ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.09.2015 tarihli ve 2014/113 Esas, 2015/153 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanık …’nın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.09.2023 tarihinde karar verildi.