Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/21951 E. 2021/8677 K. 18.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21951
KARAR NO : 2021/8677
KARAR TARİHİ : 18.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafisinin temyizinin incelenmesinde;
a) Sanığın suça konu 25.06.2011 vade tarihli, 8.000 USD bedelli, alacaklısı Gül İnş. Tur. ve Tic. Ltd. Şti., borçlusu Şehriyar Nazari olan senedi, borçlunun imzasını sahte olarak atmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunduğu olayda; sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamalarında, suça konu senedi “Şehriyar Bey’in imzası kolay bir imzaymış diyerek şaka yapma niyetiyle kendisinin imzaladığına” yönelik ifadeleri ile dosya içerisinde örneği bulunan suça konu senette “düzenleme tarihi”nin bulunmadığının anlaşılması karşısında; kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen tüm zorunlu unsurları taşımasının gerekli olması, unsurların eksikliği halinde senedin “özel belge” niteliğinde olacağı ve belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olduğu gözetilerek atılı suça konu senedin duruşmaya getirilip incelenmek suretiyle, özellikleri duruşma tutanağına geçirilerek unsurlarının tam olup olmadığı ve aldatılıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının belirlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması yasaya aykırı,
b) Kabule göre; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2- Sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmaya teşebbüs suçu yönünden kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafisinin temyizinin incelemesinde;
a) İddianamede sanığın eyleminin, müştekinin satın aldığı konut için 15 adet senet düzenlediği, bu senetlerle birlikte 84.000 USD nakit parayı şüpheliye verdiği, şüpheliyi senetler ve parayı konut aldığı yere teslim için yetkilendirdiği, şüphelinin 15 adet senedi teslim ederken müştekinin imzasını taklit ederek 25.06.2011 vade tarihli ve 8.000 USD meblağlı senet düzenleyerek bu senedi de alacaklı şirkete teslim ettiği, bu senedin karşılığı olan 8.000 USD parayı teslim etmediği, şirkete 76.000 USD para teslim ettiği, şeklinde tarif edildiği; mahkeme kabulüne göre ise, katılanın sanığı … konut almak üzere yetkilendirdiği, Gürpınar’da bulunan gayrimenkulun 200.000 Dolara satın alındığı, 80.000 Dolar peşin para verildiği, geriye kalan borç için 14 tanesi 8.000 Dolarlık, 1 tanesi 4.000 Dolarlık 15 adet katılanın imzasını içerir senedin katılan tarafından şirkete verilmek üzere sanığa teslim edildiği, sanığın şirkete senetleri teslim ettiği sırada …. 8.000 Dolar bedelli 25/06/2011 vade tarihli senedi de katılanın imzasını atarak düzenleyip 16. senet olarak şirkete verdiği, katılan ve eşinin daha sonra şirket yetkilileriyle görüşmelerinde senet sayısının 16 olduğunu öğrendikleri ve şirkete gelerek mevcut senetlerin iptal edilip, 25/06/2011 vade tarihli, 8.000 Dolar bedelli senedin katılana teslim edildiği, sanığın savunmasında atılı suça konu bu senetteki imzayı şaka yapmak amacıyla müştekinin imzası kolaymış diyerek düzenlediğini kabul ettiği, katılan vekilinin 03/07/2015 tarihli beyanına göre 8.000 Dolarlık bu senedin bedelinin sanığa teslim edilmediği, bu senedin sanık tarafından tanzim ediliş amacının senet vadesi geldiğinde sanık tarafından bedeli katılandan alınacağı için sabit bulunan güveni kötüye kullanma eyleminin teşebbüs aşamasında kalacağı, gerekçesi ile sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmakla; dosya kapsamından, katılan tarafından satın alınan gayrimenkule ilişkin olarak asma kat bedeli olarak 4.000 USD tutarındaki ödemeye ilişkin anlatımlar bulunması ve inşaat şirketi yetkilileri tarafından, sanık tarafından teslim edilen tüm senetlerin katılana iade edilerek yeni senet düzenlendiğine yönelik sanık, katılan ve tanık beyanları karşısında, katılan tarafından inşaat şirketine teslim edilmek üzere sanığa teslim edilen tutarın kesin olarak tespiti ile asma kat bedeli konusunda katılan ile inşaat şirketi arasında gayrimenkul satış bedeline ilişkin bir ihtilaf bulunup bulunmadığı ve iptal edilen senetlerin yerine düzenlenen senetler ile mevcut olması halinde sözleşme örneklerinin de dosyaya getirtilmesi sonrasında, sanık tarafından inşaat şirketine teslim edilmek üzere katılandan alınarak uhdesine geçirilen bir tutar olup olmadığının tereddüte mahal vermeyecek şekilde tespiti, katılan tarafından sanığa, inşaat şirketine iletilmek üzere teslim edilmesine karşın sanık tarafından uhdesine geçirilen bir tutar bulunmaması halinde, sadece imzalanmadan verilen senet niteliğinde olmayan belgelerin ekonomik değeri bulunmadığından 5237 sayılı Kanun’un 155/2 maddesinde düzenlenen suça vücut vermeyeceği nazara alınarak sanığın hukuki durumunun buna göre tayin ve tespiti gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Kabule göre; 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesinin üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresi eklenmiş olup, anılan yasa maddesinde yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağının düzenlendiği dikkate alınarak, somutolayda sanık hakkında mahkumiyet hükmü verilen resmi belgede sahtecilik suçunun mağdurunun kamu olduğu, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun mağdurunun ise katılan … Nazari olduğu, bu itibarla atılı suçlar açısından mağdurların farklı olduğu anlaşılmakla, sanığa yüklenen ve 5237 sayılı TCK’nin 155/2 maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 18.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.