YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22883
KARAR NO : 2021/9381
KARAR TARİHİ : 27.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın, önceden beri tanıdığı kuyumculuk yapan katılana, babasına ait arazi üzerinde inşaat yapmayı teklif edip , araziyi ve tapusunu gösterdiği, tarafların birlikte gayrımenkul danışmanlık şirketi kurdukları, sanığın proje çizdirme bahanesi ile 2010 yılı Kasım ayında katılandan 200.000 TL, Aralık ayında ise başka arazileri satın alarak inşaat yapmaları halinde kar edeceklerinden bahisle tekrar 200.000 TL para aldığı, 2011 yılı Ocak ayında ise 150.000 TL para almasına rağmen, hiç bir inşaat faaliyetinde bulunmadığı gibi, başka arsalar da satın almadığı, katılandan aldığı parayı şahsi ihtiyaçları için kullandığı, sanığın bu suretle üzerine atılı suçu işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda; sanığın yurt dışından zayıflama hapları getirip, satmak istediği için sanıktan toplamda 450 bin TL borç para aldığını, borcunu 600 bin TL olarak faizi ile birlikte ödediğini, borç para alırken katılana boş teminat seneti verdiğini, borcunu ödemesine rağmen katılanın 15 bin TL daha borcu olduğunu söyleyerek seneti geri vermediğini, daha sonra seneti 600 bin TL olarak doldurup, hakkında icra takibi başlattığını, katılandan inşaat yapacağını söyleyerek para almadığı yönündeki inkara dayalı savunması, katılanın ise sanıkla beraber kurdukları gayrımenkul şirketi kapsamında inşaat işi yapacaklarından bahisle 550 bin TL’yi sanığa verdiğini beyan etmesine rağmen sanığı ve ailesini tanıdığı için sanığa parayı verirken herhangi bir sözleşme yapmadıkları yönündeki beyanı, tanık anlatımı, Kadıköy 2. İcra Müdürlüğü’nün 2011/2286 Esas sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın katılana yönelik iradesini sakatlayacak, denetim imkanını ortadan kaldıracak şekilde hileli bir davranışının bulunmadığı, sanık ile katılan arasındaki anlaşmazlığın hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu anlaşılmakla; sanığın yasal unsurları itibarıyla oluşmayan atılı suçtan beraati yerine oluşa ve dosya kapsamına uygun olmayan yetersiz gerekçeyle mahkumiyetine hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekili ve sanık müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 27.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.