Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/24799 E. 2023/927 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24799
KARAR NO : 2023/927
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/159 E, 2019/708 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık … Çakır müdafii, sanık … Mısır müdafii, sanık … müdafii, katılan TÜRÇEK vekili, katılan … vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Ceza Mahkemesinin, 11.12.2014 tarihli ve 2013/173 Esas, 2014/487 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddeleri uyarınca, ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının f ve son bendi, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi ve 53 üncü maddeleri uyarınca, ayrı ayrı 3 yıl 9 ay hapis ve 700.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 12.02.2019 tarihli ve 2018/2575 Esas, 2019/656 Karar sayılı kararı ile “…sanık … müdafisi, sanık … ve müdafisi, sanık …, katılan … vekili ve katılan … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Nitelikli dolandırıcılık suçundan yapılan incelemede, … sanıkların 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d ve 158/1-f, son bentlerini ihlal ettikleri, bu nedenle TCK 158/1-f gereğince hükmedilen hürriyeti bağlayıcı cezanın 3 yıldan az olamayacağı ve birden fazla kanun maddesinin aynı anda ihlal edilmiş olması nedeni ile cezalarının alt sınırdan uzaklaşılarak verilmesi gerektiği…,
b) Resmi belgede sahtecilik suçundan yapılan incelemede,… TCK’nın 43. maddesi gereği unsurları oluşmayan zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini…” nedenleriyle sanıklar hakkında kurulan hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
3.İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Ceza Mahkemesinin, 18.12.2019 tarihli ve 2019/159 Esas, 2019/708 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddeleri uyarınca, ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, nitelikli dolandırıcılık suçundan, aynı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının f, d ve son bendi, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi ve 53 üncü maddeleri uyarınca, ayrı ayrı 4 yıl 2 ay hapis ve 729.160,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … müdafiinin temyiz istemi, sübuta, ilk derece mahkemesinin bozma öncesi ve sonrasındaki kararların gerekçelerinde çelişkiler olduğuna, derneğin zarar miktarına ilişkin bir tespit yapılmadığına, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna,
2. Sanık … Mısır müdafinin temyiz istemi, sübuta, dosya kapsamında sanığın mağdur olduğuna, taraflarca yapılan ödemlerin tam olarak yansıtılmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının yanlışlığına, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna,
3. Sanık … müdafinin temyiz istemi, sübuta, suç vasfının yanlış belirlendiğine, sahte imza atmadığına, mahkemenin verdiği kararların gerekçelerinde çelişkiler bulunduğuna, derneğin zararı yönünden araştırma yapılmadığına, eylemin dernek başkanının bilgisi dahilinde gerçekleştiğin, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna,
4. Katılan TÜRÇEK vekilinin temyiz istemi, sahtecilik suçundan zincirleme suç hükümlerinin uygunlanması gerektiğine, dolandırıcılık suçunda hükümde hesap hatası yapıldığına, alt sınırdan hüküm kurulması ve takdiri indirim yapılmasının yanlışlığına,
5. Katılan … vekilinin temyiz istemi, cezanın üst sınıra yakın verilmesi gerektiğine, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının yanlış olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. … başkan yardımcısı olan sanık … ile aynı dernekte denetçi olan sanık …’ın adı geçen derneğin reklam işlerini yürüten Bonsai Reklam Organizasyon adlı şirketin de yetkilisi oldukları, sanık …’ın dernekle herhangi bir bağlantısı olmadığı, sanık … ile tanışıklığı bulunduğu, sanık …’in çift imza ile düzenlenebilen 25 adet çeki kendi imzası ve dernek başkanının yerine imza atarak düzenlediği söz konusu çeklerin, bir kısmında sanık … ile ortak oldukları şirketi, bir kısmında da başka lehdarlar gösterdiği, sanık … ve Murat’ın da ciroları ile bu çekleri piyasaya sürdükleri iddiasıyla haklarında kamu davası açılmıştır.
2. Sanık …’in, sanık …’ın SMS yoluyla derneğe para kazandırabileceğini söylemesi ve derneğe sunum yapması, hatta bir protokol imzalanması sonrasında dernek tarafından verilen yetki ve dernek başkanının bilgisi dahilinde suça konu çeklerin düzenlediğini, çeklerde başkanın yerine imza atmadığını, bu çeklerin sanık …’ın SMS kampanyasını yapacak Turkcell şirketinin teminat istediğini, yine arada bir şirket cirosu olmasının güven telkin edeceğini söylemesi üzerine kendi şirketlerinin de cirosu ile düzenlendiğini, ancak çeklerin sanık … tarafından piyasaya sürüldüğünü, bu hususu dernek başkanı ile paylaştığında derneğin itibarı nedeniyle bir süre şikayet etmemelerini gerektiğini söylediğini, söz konu 25 çekin 16 adedinin kendisi ve …’ın çabaları ile ödeme yaparak piyasadan toplandığını, kendisinin de kandırıldığını, tüm aşamalardan dernek başkanının haberinin olduğunu, yaptığı ödemeler dikkate alınmadan menfaat miktarının hesaplandığını beyan ederek atılı suçlamaları kabul etmemiştir.
3. Sanık …’in sanık … ile benzer beyanlarda bulunduğu anlaşılmıştır.
4. Sanık …’nun, sanık …’in kendisine derneğin borçları olduğunu, iki adet çek kırdırmak istediğini söylemesi üzerine yaptığı araştırma sonucunda kendi cirosu da olursa kabul edeceğini söyleyen kişileri bulduğunu ve ciro ile çekleri kırdırdığını, parayı Kerem’e verdiğini, kimseye Turkcell’de çalıştığını söylemediğini, SMS çalışmasının var olduğunu, ancak çeklerle ilgili icra takibi sonrasında bu çalışmanın iptal olduğunu, sanık …’in kendisine dernek başkanının yerine imza attığını söylediğini beyan ederek atılı suçlamaları kabul etmemiştir.
5. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında dernek başkanı adına atılan keşideci imzasının takliden ve aynı kişi tarafından atıldığının, sanık …’e adına atılan imzaların bu kişiye ait olduğunun, dernek başkanı adına atılan imzaların sanık …’in elinden çıktığını gösterir bulgu tespit edilemediğinin, çeklerdeki yazı ve rakamların sanık …’e ait olduğunun, Murat Çakır’a ait ciroların bu kişi tarafından, … adına atılan imzaların bu kişiye ait olduğunun belirlendiği anlaşılmıştır.
6. Sanık …’in, dernek ve başkan tarafından hazırlanıp önüne getirildiğinde imzaladığını kabul ettiği tarihsiz “Türçek Yönetim Kurulu Başkanlığına” başlıklı dilekçe ile sanık … tarafından dernek başkanı Barbaros Gönençgil’e gönderilen e-mail yazışmasının, dernek ile sanık … arasında düzenlenmiş gözüken imzasız hizmet protokolü başlıklı belgenin, suça konu çek fotokopilerinin, piyasadan toplanan çeklerin teslimine ilişkin olduğu belirtilen belgenin, dernek karar defterinin ilgili kısımlarının fotokopisinin ve bilirkişi raporlarının dosya arasında yer aldığı anlaşılmıştır.
7. Mahkeme tarafından sanıkların savunmaları, bilirkişi raporları, mahkeme gözlemi ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların atılı suçları işlediği kabul ederek temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
Dosya kapsamına göre elde edilen deliller doğrultusunda, Mahkemenin sanıkların iddianame konusu eylemleri gerçekleştirdiği hususundaki sübuta yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1. Farklı keşide tarihlerini içeren suça konu çeklerin farklı zamanlarda düzenlendiğine dair delil bulunmaması nedeniyle aynı anda düzenlendiğinin kabulünün gerektiği, ancak çeklerin hangi tarihte düzenlendiği, hangi tarihte ciro edilerek piyasaya sürüldüğünün tespit edilmesi ve bu şekilde suç tarihinin ve özellikle resmi belgede sahtecilik suçu yönünden zamanaşımı süresinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi,
2. Dolandırıcılık suçu yönünden menfaat miktarı belirlenirken hem iddianamede hem de mahkeme kabulünde derneğe teslim edilmeyen ve piyasada olduğu değerlendirilen 9 adet çekin bedeli esas alınmış ise de dosyada yer alan çeklerin derneğe teslim edildiğini gösteren fotokopi belgede yer alan çek listesi ile piyasada yer aldığı iddia olunan çeklerin tam olarak örtüşmemesi, yine sanıkların haricen icra dosyalarına da ödemeler yapıldığına dair beyanlarının olması karşısında; dava konusu edilen çeklerin tam olarak belirlenmesi, hangi çeklerin karşılığı ödenerek derneğe teslim edildiğinin belirlenmesi, var olan ve sonuçlanan icra dosyalarındaki varsa ödemeler de dikkate alınarak menfaat miktarının belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi,
3.Kabule göre de; dolandırıcılık suçundan hüküm kurulurken 4 yıl hapis ve 35.000 gün adli para cezası üzerinden zincirleme suç nedeniyle 1/2 artırım yapılırken hesap hatası yapılması, hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.12.2019 tarihli ve 2019/159 Esas, 2019/708 Karar sayılı kararına yönelik sanık … müdafii, sanık … Mısır müdafii, sanık … müdafii, katılan TÜRÇEK vekili ve katılan … vekilinin temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.02.2023 tarihinde karar verildi.