Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/26112 E. 2021/9971 K. 09.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/26112
KARAR NO : 2021/9971
KARAR TARİHİ : 09.11.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Sanığın soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı tarafından alınan 05.05.2011 tarihli ifadesinde, suça konu çekteki yazıların kendisine ait olmayıp sadece Yençağ İnşaat kaşesinin ve üzerindeki imzanın kendisine ait olduğunu, çeki…isimli şahıstan aldığını, kollukta alınan 29.02.2012 tarihli ifadesinde, … inşaat firmasına sattığı bir kamyon mermer karşılığında bu firmanın çalışanı olarak bildiği…isimli kişinin çeki kendisine verdiğini ve kendisinin de ciro edip mermer aldığı… isimli şirkete verdiğini savunduğu, kovuşturma evresinde yapılan 09.03.2015 tarihli sorgusunda da, önceki ifadelerini tekrar ederek çekin kendisine boş fakat imzalı olarak geldiğini savunmasına karşın, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarının 16.07.2013 tarihli uzmanlık raporuna göre, çekin ön yüzündeki tanzimle ilgili el yazılarının ve arka yüzündeki 1. ciranta imzasının sanığın eli ürünü olduğu belirlendiği gibi, yapılan araştırmalara rağmen…isimli şahsı tanıyan ve bilenin olmadığı, … Elek. İnş. Ltd. Şti.nde de bu isimde bir çalışan bulunmadığına dair kolluk tarafından tutulan 06.12.2011 tarihli tutanak dikkate alındığında, sanığın hayatın olağan akışına aykırı ve çelişkili olup suçtan kurtulmaya matuf savunmasına itibar edilemeyeceğinden, 5271 sayılı CMK’nin 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip suçların sübutu yönünde vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki eksik inceleme nedeniyle bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
1) Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;

5237 sayılı TCK’nin 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde edilen haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde uygulama yapılarak sanık hakkında fazla adli para cezası tayini,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki adli para cezasına ilişkin sırasıyla “5 gün”, “2 gün” ve “16.000 TL” terimlerinin çıkartılarak yerlerine sırasıyla “800 gün”, “666 gün” ve “13.320 TL” ibarelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2) Resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Suç tarihi itibarıyla engel mahkumiyeti bulunmayan, yargılama sürecindeki davranışları lehine takdiri indirim nedenleri sayılan, yeniden suç işlemeyeceği kanaati ile hakkındaki mahkumiyet hükmü ertelenen sanık hakkında, hüküm tarihinden önce 08.02.2008 tarihli ve 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun’un 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi gereğince ertelemeye göre daha lehe bulunan ve öncelikli değerlendirilmesi gereken “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na karar verilip verilmeyeceği hususunun kararda tartışılmaması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 09.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.