Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/27982 E. 2024/197 K. 10.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/27982
KARAR NO : 2024/197
KARAR TARİHİ : 10.01.2024

B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/16 E., 2020/190 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Patnos 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.10.2015 tarihli kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan 6.000,00 TL ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş olup bu kararın sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 12.12.2017 tarihli 2017/25245 Esas, 2017/26743 Karar sayılı kararı ile dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamına alınması nedeniyle başkaca yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bozma sonrası Patnos 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.06.2020 tarihli kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 1 yıl 5 ay 15 gün hapis ve 12.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık …’in temyizi; atılı suçu işlemediğine,
2. Sanık …’ın temyizi; atılı suçu işlemediğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Temyiz dışı sanık … ve sanık …’in, olay tarihinde katılan …’ın oğlu ile kendisini … olarak tanıtan sanık …’ın evlenecekleri konusunda anlaştıkları, bu evlilik için katılanın sanıklara başlık parası verdiği, sanık …’a kıyafet ve ziynet eşyası aldığı ve beraber memleketlerine dönmek için yola çıktıkları, otobüsün …’ta mola verdiği esnada kendilerinin aşağı indikleri, ancak sanık …’ın rahatsız olduğunu iddia ederek aşağıya inmediği, belli süre katılanın ve yanındakilerin otobüse döndüklerinde sanık …’ın araçta olmadığını gördükleri ve dinlenme tesisinde yaptıkları araştırmada, Yadigar’ın bir araca binerek ayrıldığını öğrendikleri, katılanın sanıkları teşhis ettiği, bu şekilde sanıklar hakkında iştirak halinde dolandırıcılık suçunu işlediklerinden bahisle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanıkların üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.
3. Mahkemesince sanıklar hakkında dolandırıcılık suçunun sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Dosya kapsamına göre, sanıklar hakkında dolandırıcılık suçunu üç kişi olarak iştirak halinde işledikleri gerekçesiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan, “Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır.” şeklindeki düzenleme uyarınca, sanıklar hakkında 1 yıl 2 ay olarak belirlenen temel cezanın yarı oranında arttırılmak suretiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiş ise de; suçun işlendiği 20.01.2012 tarihi itibarıyla anılan Kanun’un 158 inci maddesinin üçüncü fıkrası yürürlükte olmayıp, suç tarihinden sonra 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile söz konusu değişikliğin yapıldığı, bu halde 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” şeklindeki düzenleme gereğince, suç tarihi itibarıyla aleyhe kanun değişikliğinin sanıklar hakkında uygulanamayacağı ve sanıklar lehine olan değişiklik öncesi ceza miktarları göz önüne alınıp hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, aleyhe düzenleme uyarınca fazla cezaya hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuş olup ayrıca Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 12.12.2017 tarihli 2017/25245 Esas, 2017/26743 Karar sayılı bozma ilamı öncesinde Patnos 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.10.2015 kararında sanıklar hakkında hükmolunan 6.000,00 TL ve 80,00 TL adli para cezasını sanıklar tarafından temyiz edilmesi nedeniyle ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeyerek 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrasına aykırı davranılması suretiyle yapılan hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Patnos 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.06.2020 tarihli kararına yönelik sanıkların temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, sanıklar hakkında ayrı ayrı hüküm fıkrasının “TCK’nın 158/3″ maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımlarının çıkarılması ile, TCK’nın 62. maddesinin uygulanmasında ” 1 YIL 5 AY 15 GÜN HAPİS VE 625 GÜN” yerine ”11 AY 20 GÜN HAPİS VE 416 GÜN” yazılması, TCK’nın 52/2. maddesinin uygulanmasında ”12.500,00 TL” yerine ”8.320,00 TL” yazılması, daha sonra “1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi gereğince, sanıklar hakkındaki sonuç cezalarının ayrı ayrı 6.000,00 TL ve 80,00 TL adli para cezalarıyla cezalandırılmalarına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.01.2024 tarihinde karar verildi.