Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/29279 E. 2023/7839 K. 01.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/29279
KARAR NO : 2023/7839
KARAR TARİHİ : 01.11.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/81 E., 2015/284 K.
SUÇLAR :Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, yapılan UYAP kontrolünde sanığın tebligat yapılan adresinin tebliğ tarihinden önce taşınma nedeniyle silindiği anlaşıldığından müdafinin öğrenme üzerine verdiği temyiz dilekçesinin 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.11.2015 tarihli ve 2015/81 Esas, 2015/284 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d), (j) ve (son) bendleri, 62 nci, 52 nci, 58 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca, 2 yıl 11 ay hapis ve 24.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 58 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca, 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi, temyizin süresinde kabul edilmesi gerektiğine, eksik inceleme ile hükümler kurulduğuna, atılı suçların oluşmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Kayseri Eğitim Araştırma Hastanesinde hemşire olan sanığın katılan bankadan almak istediği kredi başvurunda istenilen maaş bordrosunun kurumdan temin ettikten sonra fotokopisini alıp, haciz kesintisi olmadığı yönünden düzeltmesi, mutemet yerine imza attıktan sonra idari ve mali işler müdürü yerine bakan hastane müdür yardımcısına imzalatarak bankaya sunması ve 15.000,00 TL kredi çekmesi biçimindeki eylemleri nedeniyle hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Sanık, söz konusu bordronun maaşında haciz bulunmadığı sırada alındığını, kimsenin yerine imza atmadığını, daha sonra eşinin borçları nedeniyle maaşına haciz konulduğunu beyan ederek atılı suçlamaları kabul etmediği, soruşturma aşamasında beyanı alınan mutemet …’in, imzanın kendisine ait olmadığını, sistemden çıkarılan belgelerde kesinti olup olmadığının sol alt köşesinde mutlaka yazılı olması gerektiğini, bu belgede bulunmadığını beyan ettiği, tanık olarak dinlenen hastane müdür yardımcısı …’in imzanın kendi imzasına benzediğini, sadece görevi gereği imzalamış olabileceğini beyan ettiği, bireysel kredi sözleşmelerinde uygulanacak usullere ilişkin belgenin banka tarafından gönderildiği, maaşında haciz bulunan kişilere kredi verilemeyeceğinin bildirildiği, sanığın kredi başvurusunda sunmuş olduğu bordronun gönderildiği, defterdarlık ve hastaneden sanığın daha önceki aylara, suç tarihine ve sonrasına ilişkin bordrolarının istendiği, sanığın sunduğu 2012 yılının 12. ayına ilişkin bordrodan önce, bordro tarihinde ve sonrasında da maaşında haciz bulunduğunun bildirildiği, Mahkemenin belgeyi duruşmaya getirerek incelendiği anlaşılmıştır.
3. Sanığın savunması, banka, defterdarlık ve hastane yazıları, tanık beyanı ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçları işlediği kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet kararları verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, 2018/404 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilerek, sanık hakkında kurulan hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması hususu ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden, adli para cezası uygulamasında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi gereği indirim yapılırken 1250 gün adli para cezası yerine 1200 gün olarak belirlenmek suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümününde açıklanan nedenlerle Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.11.2015 tarihli ve 2015/81 Esas, 2015/284 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.11.2023 tarihinde karar verildi.