YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/30961
KARAR NO : 2023/10654
KARAR TARİHİ : 20.12.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/67 E., 2015/349 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 6.Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2015 tarihli ve 2015/67 Esas, 2015/349 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan … ‘na yönelik eylemleri nedeniyle nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; katılan …’e yönelik eylemi nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; nitelikli dolandırıcılık suçundan ise 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanığın, katılan …’e yönelik işlediği nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkûmiyeti yerine beraatine hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
B.Sanığın temyiz isteği; hakkındaki mahkûmiyet hükümlerini temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, 2012 yılının 9. ayında katılan …’ten aldığı beyaz eşya karşılığında çalıntı olan suça konu 21.750,00 TL bedelli çeki verdiği, 30.10.2012 tarihinde ise katılan …’ndan aldığı beyaz eşya karşılığında tamamen sahte olarak düzenlenen suça konu yasal unsurları haiz 7.000,00 TL tutarındaki çeki verdiği iddia olunmuştur.
2. Sanık savunmasında suça konu her 2 çeki de …’dan aldığını, ancak … ile aralarındaki ticari ilişkiye dair elinde herhangi bir belge bulunmadığını belirtmiştir.
3. Hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen … ifadesinde; sanığın bir müddet yanında çalıştığını ancak suça konu çeklerle bir ilgisinin bulunmadığını belirtmiştir.
4. … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 15.12.2014 tarihli raporunda suça konu 21.750,00 TL bedelli çekin orijinal olduğu, çekin ön yüzündeki yazı ve keşideci imzası ile arka yüzündeki 1.ciranta imzası ile …, …, … ve …’in mevcut mukayese yazı ve imzaları arasında adı geçen şahısların elinden çıktığını gösterir nitelik ve yeterlilikte uygun kaligrafik bulgu tespit edilemediği belirtilmiştir.
5. … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 23.11.2012 ve 19.02.2013 tarihli raporlarında suça konu 7.000,00 TL bedelli çekin tamamen sahte olduğu, çekin ön yüzünde bulunan yazılar , keşideci imzası ve arka yüzünde bulunan 1.ciranta imzası ile …’nin mevcut mukayese yazı ve imzaları arasında adı geçen şahsın elinden çıktığını gösterir nitelik ve yeterlilikte kaligrafik ve karakteristik ilgi ve irtibat tespit edilemediği, 27.06.2014 tarihli raporunda ise suça konu 7.000,00 TL bedelli çekin ön ve arka yüzünde bulunan yazı ve imzaların …’ın elinden çıktığını gösterir nitelik ve yeterlilikte kaligrafik ve karakteristik ilgi ve irtibat tespit edilemediği belirtilmiştir.
6. Mahkemece sanığın katılan …’na yönelik nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyetine, katılan …’e yönelik resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine, nitelikli dolandırıcılık suçundan ise beraatine hükmedilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılan …’na Yönelik İşlenen Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Bakımından
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden artırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun’un 52 nci maddesi uyarınca, en az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi gereğince temel ceza belirlenirken önce suçtan elde olunan haksız menfaat dikkate alınmaksızın, gün adli para cezası belirlenip indirim yapıldıktan sonra doğrudan suçtan elde olunan haksız menfaat miktarının iki katı adli para cezası belirlenmek suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini isabetsizliğinin, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
B. Katılan …’e Yönelik İşlenen Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Bakımından
… Cumhuriyet Başsavcılığının 02.02.2015 tarihli ve 2015/2262 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında, satın aldığı beyaz eşya karşılığında katılan …’e suça konu sahte 21.750 TL çeki verdiği iddiasıyla kamu davası açılmasına rağmen katılan …’in 18.05.2015 tarihli celsede sanıktan aralarındaki ticari ilişkiye istinaden 50.000 Euro bedelli çek aldığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti açısından, katılan …’in ayrıntılı beyanının alınması, sanıktan suça konu 21.750 TL bedelli çeki alıp almadığı ve ödemenin çek ile yapılacağı hususunda sanıkla aralarında bir anlaşma bulunup bulunmadığı hususunun sorulması, malın tesliminden önce veya teslimi sırasında ödemenin çek ile yapılacağı hususunda bir anlaşma bulunması halinde çek malın tesliminden sonra verilmiş olsa bile önceden doğan borçtan söz edilemeyeceği de gözetilerek sanığın hukuki durumunun takyin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde beraat hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Bakımından
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 22.04.2014 tarihli ve 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun’un “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “belgede sahtecilik” suçlarında korunan hukuki yararın kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişinin de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği ve 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uyarınca, “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi” durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının mümkün olduğu da gözetilerek, açıklanan ilkeler doğrultusunda somut olaya değerlendirildiğinde; sanığın katılanlarla yaptığı ticari alışveriş karşılığında farklı zamanlarda katılan …’na 7.000,00 TL bedelli , katılan …’e ise 21.750,00 TL bedelli sahte çeki vermesi şeklinde gerçekleşen eylemlerinin bir suç işleme kararının icrası kapsamında zincirleme şekilde işlenmiş tek bir resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden, iki kez ayrı ayrı mahkûmiyet hükümleri kurulması,
2)Kabule göre de; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.12.1992 tarihli ve 1/5 ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.03.1998 tarihli ve 51/106 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen bütün unsurları taşıması gerekir. Aksi takdirde yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtecilik yapılması halinde fiil özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacaktır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 776 ncı maddesi uyarınca çek metninde bulunması gerekli zorunlu unsurlardan olan keşide yerinin bulunmaması halinde çekin özel belge niteliğinde olacağı, dosya arasında bulunan suça konu 21.750 TL çek fotokopisi üzerinde yapılan incelemede; keşide yeri bölümünde sadece tarih bilgisinin bulunması karşısında, Adli emanetin 2013/1303 sırasına kayıtlı çek aslının duruşmaya getirtilerek, unsurlarının tam olup olmadığının değerlendirilmesi ve keşide yerinin bulunmadığının tespiti durumunda da eylemin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağının gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Katılan …’na Yönelik İşlenen Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Bakımından
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle … 6.Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2015 tarihli ve 2015/67 Esas, 2015/349 Karar sayılı kararı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin kısımların tamamen çıkarılarak yerine ”sanığın 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi gereğince 700 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 583 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince günlüğü 20 TL’den hesap edilerek sonuç olarak 11.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Katılan …’e Yönelik İşlenen Nitelikli Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçları ile Katılan … Köroğuna Yönelik İşlenen Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Bakımından
Gerekçe bölümünün (B ve C) bentlerinde açıklanan nedenle … 6.Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2015 tarihli ve 2015/67 Esas, 2015/349 Karar sayılı kararırına yönelik sanık ve Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.12.2023 tarihinde karar verildi.