YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/31450
KARAR NO : 2024/145
KARAR TARİHİ : 09.01.2024
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/190 E., 2016/57 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Red, mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, düzelterek onama, bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 4.Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2013/190 Esas, 2016/57 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin 7 nci fıkrası uyarınca davanın reddine, özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62,53,58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62,53, 52, 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 3.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz talebi, resmi belgede sahtecilik suçundan davanın reddi kararı verilmemesi gerektiğine ilişkindir.
2. Sanığın temyiz talebi, özel belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlemediğine, ek savunma hakkı tanınmadan hüküm kurularak savunma hakkın kısıtlandığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın kendisini … olarak tanıtıp, katılan …’in bilgilerine göre oluşturulmuş sahte nüfus cüzdanı ile katılan …’e ait evi kira sözleşmesi ile kiraladığı iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık atılı suçlamayı kabul etmemiş, katılan …’ın vekili sıfatıyla evi kiraladığını, Hasan adına hareket ettiği için sözleşmedeki imzayı da onun imzasına benzeterek atması gerektiğin düşündüğünü, kefil yerine imza atmak yerine yanlışlıkla borçlu yerine imza attığını beyan etmiştir.
3. Kefili …Özel Eğitim Hizmetleri Turizm İnşaat Mlz. Tic. Paz. İhr. İth. Ltd. Şti., kiracısı …, kiraya vereni … olan 4 sayfadan ibaret 28.01.2012 tarihinden başlatılan kira sözleşmesi aslı Adli emanetin 2012/12891 sırasına kaydedilmiştir.
4. Mahkemece sözleşme aslı duruşmada incelenmiş, zapta geçirilmiştir.
5. 19.09.2012 tarihli kolluk teşhis tutanağına göre, katılan … fotoğraf üstünden kendisini … olarak tanıtıp sözleşme yapan kişinin sanık olduğunu tam ve kesin olarak teşhis etmiştir.
6. … 8. Noterliği’nin 12/05/2011 gün ve 09686 yevmiye nolu vekaletname ile onun ekinde aynı Noterliğin 26/11/2011 gün ve 20944 yevmiye nolu azilname fotokopilerinin ve nüfus cüzdan suretlerinin, ayrıca tebligat parçalarının fotokopilerinin dosya arasına alındığı anlaşılmıştır.
7. Mahkeme … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/68 esas sayılı dosyası, … 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/135 esas, 2015/207 karar sayılı dosyası ve … 4.Asliye Ceza Mahkemesi 2013/24 Esas sayılı dosyalarını incelemiş, bir kısmın evrakı denetime elverişli olacak şekilde dosya arasına almıştır.
8. Dosya arasında örneği bulunan … 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/135 esas, 2015/207 karar sayılı incelenmesinden, Sanık hakkında …’in nüfus cüzdanındaki fotoğrafı sökerek kendi fotoğrafını yapıştırmak suretiyle Resmi Belgede Sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla TCK’nun 204/1 maddesi gereğince açılan kamu davası sonunda, … 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/135 esas, 2015/207 karar sayılı ilamıyla mahkumiyet hüküm tesis edilip Yargıtay incelemesinden geçmekle kesinleştiği anlaşılmıştır.
9. Mahkeme sanık hakkında katılan …’e ait sahte nüfus cüzdanını kullanması suçundan daha önce yargılama yapılıp mahkumiyet hükmü verilip kesinleştiği gerekçesi ile bu suçtan davanın reddine, sanığın özel belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediğinin kabulü ile de mahkumiyetine karar vermiştir.
IV. GEREKÇE
A. Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden,
Sanık hakkında …’in nüfus cüzdanındaki fotoğrafı sökerek kendi fotoğrafını yapıştırmak suretiyle Resmi Belgede Sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla TCK’nun 204/1 maddesi gereğince açılan kamu davası sonunda, … 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/135 esas, 2015/207 karar sayılı ilamıyla mahkumiyet hüküm tesis edilip Yargıtay incelemesinden geçmekle kesinleştiği anlaşılmıştır.
1. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden,
Sanığın katılan … adına oluşturulmuş sahte kimlik ile katılan …’in evini kira sözleşmesi ile kiraladığı iddia olunan olayda, katılan … ve vekilinin görevsizlik kararı öncesinde … 15.Asliye Ceza Mahkemesi 2013/116 esas sayılı dosyasının yargılaması esnasında 27.03.2013 tarihli celsede “kira borcunun ödenmemesi üzerine katılan … aleyhine katılan … tarafından icra takibi başlatıldığı ve bu icra takibine itiraz edildiğini” beyan etmelerine karşın eylemin teşebbüs aşamasında kalıp kalmadığının tespiti bakımından bu durumun araştırılmaması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, bu eylem sebebiyle başlatılan bir icra takibi olup olmadığının, var ise hangi aşamada olduğunun araştırılarak sanık hakkında teşebbüs hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasının ardından hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması,
Kabule göre,
Sanık hakkında kurulan hükümde, hapis cezası alt sınırdan tayin edilmesine rağmen ayrı bir gerekçe gösterilmeksizin adli para cezası belirlenirken alt sınırdan ayrılmasıyla 200 günden başlamak suretiyle sanık hakkında fazla adli para cezası tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Özel belgede sahtecilik suçu yönünden,
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun (YCGK) 22.04.2014 tarihli ve 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5237 sayılı Kanun’un “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” suçlarında korunan hukuki yarar kamu güvenidir. Suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabul etkilenmez. Eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekir.
Belgede sahtecilik suçlarında aynı belgenin süregelen kullanımının tek bir resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturması, karşısında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uyarınca da, “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi” durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması, aynı anda işlendiği durumlarda ise 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerekir.
Bu bilgiler ışığında, sanığın, katılan … adına düzenlenmiş nüfus cüzdanına kendi fotoğrafını yapıştırarak suça konu 28.01.2012 tarihli kira sözleşmesini düzenlediğinin iddia edildiği olayda, dosya kapsamından sanık hakkında, 07.02.2012 tarihinde yapılan kimlik kontrolü sırasında sanığın, katılan ait kimlik bilgilerini içeren ancak kendi fotoğrafının bulunduğu sahte kimlik ile yakalanması nedeniyle açılan kamu davası sonucunda, … 15. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 22.01.2016 gün ve 2015/868 esas- 2016/ 69 sayılı kararı ile resmi belgede sahtecilik suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası verildiği ve kararın kesinleştiği, yine sanık hakkında kira sözleşmesine ek olarak katılan … adına sahte bono verdiğine dair … 5.Ağır Ceza Mahkemesi 2015/68 Esas 2016/88 Karar sayılı dosyası ile mahkumiyet kararı verildiği de dikkate alınarak, bu dosyaların ilgili delillerin onaylı örneklerinin dosya içine alınması, sanıkla ilgili başka benzer olayların tespiti ile iddianame ve suç tarihlerine göre hukuki kesinti olup olmadığının, eylemlerinde suç işleme kararını yenileyip yenilemediğinin, suç işleme kararını yenilememiş ise katılan …’e ait kimlik belgesi ile gerçekleştirdiği tüm sahtecilik eylemlerinin birlikte zincirleme şekilde işlenmiş resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturup oluşturmadığının hüküm yerinde tartışılması, kesinleşmiş hükmün zincirleme suç kapsamında kaldığının anlaşılması halinde ise YCGK’nın 15.03.2016 tarihli ve 2014/847 Esas, 2016/128 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezaların mahsup edilmesi gerektiği gözetilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden,
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerleAntalya 4.Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2013/190 Esas, 2016/57 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Özel belgede sahtecilik ve Nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümler yönünden,
Gerekçe bölümünde (B) ve (C) bendlerinde açıklanan nedenlerle … 4.Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2013/190 Esas, 2016/57 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.01.2024 tarihinde karar verildi.