Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/31482 E. 2021/9630 K. 02.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/31482
KARAR NO : 2021/9630
KARAR TARİHİ : 02.11.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Özel belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık, değişen suç vasfına göre özel belgede sahtecilik

A)Sanık hakkında sahte belgeler ile sözleşmeler imzalayarak katılan adına …’tan kredi kartı aldığı iddiasıyla açılan kamu davasında; kredi kartının katılan … tarafından alınıp kullanıldığı, sanığın katılan adına sahte bankacılık sözleşmeleri düzenlediği gerekçesiyle değişen suç vasfına göre “Özel Belgede Sahtecilik” suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafisinin temyizinin incelenmesinde;
… A.Ş.’nin 10.03.2016 tarihli yazısında katılan …’in şikayetine konu 250 TL’nin 18.12.2009 tarihinde … Şubesinde çekildiğinin belirlenmesi, dosya kapsamındaki dekont fotokopisinden işlemin vezneden yapıldığının anlaşılması, ekspertiz raporunda banka/kredi kartı başvuru formu ve bankacılık işlemleri sözleşmesinin 1. sayfasındaki kişisel bilgiler bölümünde bulunan yazıların …’in elinden çıktığı kanaatinin bildirilmesi ve katılanın davaya konu kredi kartının kendisi tarafından kullanıldığına ilişkin beyanı karşısında mahkemenin değişen suç vasfına göre özel belgede sahtecilik suçunun oluştuğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş ve sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulduğu halde gerekçeli karar başlığında suç adının “banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması” olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA,
B)Sanık hakkında “Katılan adına beş adet sahte hat sözleşmesi düzenlemek suretiyle özel belgede sahtecilik” ve “Suça konu hatları kullanarak veya kullanılmasını sağlayarak nitelikli dolandırıcılık” suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanık müdafisinin temyizinin incelenmesinde;

Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu halde gerekçeli karar başlığında suç adının “dolandırıcılık” olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
1-)Sanığın, katılan …’in adına bilgi ve rızası dışında …, … numaralı GSM hatlarını alarak özel belgede sahtecilik suçunu ve … Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş.’den aldığı bu hatları kullanıp toplam 562,62 TL tutarındaki faturaları ödememek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan olayda; bilirkişi raporunda suça konu 5 adet abonelik sözleşmesindeki imzaların sanığın ve katılanın elinden çıktığını gösterir nitelikte kaligrafik uygunluk tespit edilemediğinin belirtilmesi, sanığın savunmasında atılı suçlamaları kabul etmemesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından; şikayete konu hatların HTS raporları getirtilip bu hatlarla görüşen kişiler dinlenerek hatları fiilen kullanan kişi/kişilerin tespiti ile hatların ne şekilde alındığının belirlenmesi, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sahte abonelik sözleşmesi düzenlenmesine ilişkin suçun sübutu halinde, hükümden önce 10.11.2008 tarih ve 27050 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanun’un 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan, aynı Kanun’un 56. maddesinin 2. fıkrasındaki “İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükümleri doğrultusunda sanığın eyleminin özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununa aykırılık suçunu oluşturduğu gözetilerek sanığa ön ödeme önerisinde bulunulup sonucuna göre ön ödeme önerisine uymayan sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi ile nitelikli dolandırıcılık suçu kapsamında da toplanan deliller ışığında sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile özel belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından mahkumiyet hükümleri kurulması,
2-)Sanığın eylemine uyan 5809 sayılı Kanun’a aykırılık suçunda; hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 02.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.