YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/32752
KARAR NO : 2021/10800
KARAR TARİHİ : 24.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
Tatvan Cumhuriyet Başsavcılığının 14.11.2015 tarihli ve 2015/733 Esas sayılı iddianamesinde sanık …’nin eyleminde katılan …’in isim ve imzasını kullanarak üzerine atılı suçları işlediğinin iddia olunması, Nüfus İdaresi’nin maddi varlığı olan hüviyet cüzdanını kullandığı şeklinde bir anlatım olmaması ve 5271 sayılı CMK’nin 225. maddesi gereğince hükmün konusunun iddianamede gösterilen fiilden ibaret olması karşısında, tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
A)Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyizinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA,
B)Sanık … hakkında “dolandırıcılık” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik katılan vekilinin, sanık … hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyizinin incelenmesinde;
Sanık …’nin , sanık …’ın müdürü olduğu aynı zamanda … A.Ş’nin de bayiliğini yapan … isimli iş yerinden kendisini katılan … olarak tanıtmak suretiyle akıllı telefon kampanyaları taahhütnamesini imzalayıp Samsung Note 3 marka cep telefonu aldığı, sanık …’ın bu suretle dolandırıcılık sanık …’ın ise özel belgede sahtecilik suçu işlediği iddia olunan somut olayda ;
1)Sanık … hakkında;
Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu,
2)Sanık … hakkında;
a)Sanığın yetkilisi olduğu iş yerinde, katılanın bilgisi ve rızası olmaksızın katılan adına akıllı telefon kampanyası taahhütnamesi düzenlenmiş olması karşısında, elde edilen menfaatin iş yeri yetkilisi sanığa ait olduğu gözetildiğinde suçun sübut bulduğu anlaşılmakla; hükümden önce 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükümleri karşısında sanığın eyleminin özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki suçu oluşturduğu ve bu düzenleme uyarınca sanığa ön ödeme önerisinde bulunularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken beraatine hükmolunması yasaya aykırı,
b)Sanığın eylemine uyan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na aykırılık suçunda ön ödemenin gerçekleşmemesi halinde; hükümden sonra 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında; sanığın hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanık … bakımından diğer yönleri incelenmeksizin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 24.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.