YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/34324
KARAR NO : 2021/7639
KARAR TARİHİ : 30.09.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
1)Suç tarihinde mağduru cep telefonundan arayarak kendisini polis olarak tanıtan şahsın, “senin kimliğinle çok sayıda kredi çekmişler, çok sayıda suça karışmışlar, senin hakkında açılan çok sayıda dava var, kimliğini kullanan şahıslara operasyon yapacağız” dediği, mağdurdan bankadaki parasını çekmesini istediği, mağdurun para çekmek üzere … Bankasına gittiği sırada karşılaştığı tanıdığı aracılığıyla durumun banka güvenlik görevlisine oradan da polise bildirildiği, bankaya gelen polis memurlarının mağdurla birlikte evine gittiği, meçhul-şüpheli şahsın tekrar arayarak evine yakın bir araziye gelecek olan eşgal bilgilerini ve üzerinde bulunan kıyafetleri tarif ettiği polislere parayı teslim edebileceğini söylediği, olay yerine parayı almaya gelen sanık ve suça sürüklenen çocuğun tertibat alan polis memurları tarafından yakalandıkları, bu suretle sanığın ve suça sürüklenen çocuğun dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia olunan olayda; sanığa ve suça sürüklenen çocuğa yüklenen eylemin, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 158/1. maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu ancak, suç tarihinde 5327 sayılı TCK’nin 158/1-L maddesinin yürürlükte olmaması nedeniyle eylemin sanık ve suça sürüklenen çocuk lehine olan TCK’nin 157/1. maddesi kapsamında kaldığı, bu durumda da sanığa ve suça sürüklenen çocuğa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın ve suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu,
2) Suça sürüklenen çocuğa 5271 sayılı CMK’nin 150/2. maddesi uyarınca müdafii tayini ile kovuşturmanın yürütülmesi gerektiği, 10/02/1998 doğumlu olup, yakalama emri üzerine … 1. Ağır Ceza Mahkemesince savunmasının alındığı 30/11/2015 tarihinde 18 yaşını bitirmediği anlaşılan suça sürüklenen çocuğun istemi aranmaksızın zorunlu müdafii huzurunda sorgusunun yapılması gerektiği gözetilmeyerek savunma hakkının kısıtlanması,
3) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 Esas, 2018/554 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, 15-18 yaş aralığında bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Kanun’un 35/1. maddesi uyarınca sosyal inceleme yaptırılıp rapor aldırılmasının zorunlu olmadığı ancak rapor aldırılmaması halinde gerekçesinin kararda gösterilmesi gerektiği halde, suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporu aldırılmama nedeninin gerekçeli kararda gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve suça sürüklenen çocuk müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.