Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/34901 E. 2021/8615 K. 18.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/34901
KARAR NO : 2021/8615
KARAR TARİHİ : 18.10.2021

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 01.04.2021 tarih ve 2021/2807 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 07.05.2021 tarih ve KYB-2021/48876 sayılı ihbarname ile;
Dolandırıcılık suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, … Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 26.07.2019 tarihli ve 2019/56641 soruşturma, 2019/39978 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii … 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 30.01.2020 tarihli ve 2019/4023 değişik iş sayılı kararının “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Somut olayda, müştekinin … plakalı aracın tescilini 17.07.2019 tarihinde … 10. Noterliğinde şüpheliye devrettiği, şüphelinin ödemeyi sonradan yapacağını beyan ettiği ancak ödemenin yapılmadığı, şüphelinin şikayeti üzerine dolandırıcılık suçundan soruşturmaya başlanıldığı, şüphelinin müştekiyi yanıltmasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157. maddesinin aradığı ağırlıktaki hile koşulunu oluşturmayacağı, eylemin hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, şüphelinin sabıka kaydında nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından sabıkasının bulunduğu, müştekinin 27.08.2019 tarihli itiraz dilekçesinde şüphelinin benzer nitelikte 16 adet dosyasının olduğundan bahsedildiği, şüphelinin benzeri eylemleri farklı şahıslara karşı da gerçekleştirdiği iddia olunmakla, şüphelinin ifadesine başvurularak, atılı suçlar kapsamında yer alan dosyalarının bulunup bulunmadığının araştırılması, varsa tanıkların dinlenmesi ile … plakalı aracın hurdaya ayrılıp ayrılmadığı iddiasının şüpheliden sorulması sonucuna göre şüphelinin hukuki durumun takdir ve tayini gerekirken, şüphelinin ifadesi dahi alınmadan ve herhangi bir soruşturma işlemi yapılmaksızın, eksik soruşturma ile verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla,
Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Müştekinin şikayet dilekçesinde; aracını noterde şüpheliye devrettiğini ancak parasını almayarak alacağı bedel için rehin alan sıfatıyla aynı gün noterde kamyona ilişkin müşteki lehine rehin sözleşmesi yapıldığını ve bu şekilde şüpheliye parayı ödeyeceği konusunda güvendiği halde, sonraki zamanlarda şüpheliye ulaşamadığını ve şüphelinin aracı hurdaya verip parçalattığına dair duyumlar aldığını ve bu tip eylemleri meslek haline getirdiğini öğrendiğini, icra takibi başlatsa da şüphelinin sürekli adres değiştirmesinden dolayı bunun sonuçsuz kaldığını belirttiği anlaşılmış olup her ne kadar hileye varan bir eylem olmadığı ve hukuki ihtilaf olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; şüphelinin davet edilerek olaya ilişkin beyanının alınması, aracın akıbetinin sorulması ve araştırılması, olaya dair tanıklar var ise tespit edilerek tanıkların dinlenilmesi, icra takip dosyasının onaylı örneğinin dosya içerisine alınması ve tüm bu araştırmaların sonucuna göre şüphelinin en baştan itibaren atılı suçu işleme kastı ile hareket edip etmediğinin değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmakla, … 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 30.01.2020 tarihli ve 2019/4023 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 18.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.