Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/34918 E. 2021/9509 K. 01.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/34918
KARAR NO : 2021/9509
KARAR TARİHİ : 01.11.2021

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 01.04.2021 tarih ve 2021/4905 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 07.05.2021 tarih ve KYB-2021/48210 sayılı ihbarname ile
Bedelsiz senedi kullanma suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 22.10.2020 tarihli ve 2020/34381 soruşturma, 2020/88123 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 9. Sulh Ceza Hâkimliğinin 09.12.2020 tarihli ve 2020/1957 değişik iş sayılı kararının “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, müştekinin; şüpheli …’a olan borcuna karşılık 11.000,00 Türk lirası ve 12.000,00 Türk lirası bedelli, toplamları 23.000,00 Türk lirası olan iki senet verdiğini, bu borcun 11.000,00 Türk lirasını …’ın banka hesabı aracılığıyla …’a gönderdiğini, ancak şüphelinin toplamı 23.000,00 Türk lirası olan iki senet üzerinden kendisi hakkında icra takibi yaptığını beyan ederek şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturmada, şüpheli …’ın savunmasında; müştekinin kendisine 23.000,00 Türk lirası borcu olduğunu, ödeme yapmadığı için icra takibinde bulunduğunu, müştekinin, akrabası …’a gönderdiği paranın kendisi ile bir alakasının bulunmadığını, şüpheli …’ın ifadesinde; müştekinin arkadaşı olduğunu, kendisine borç verdiğini, bu borcun bir kısmına mahsuben de banka yoluyla ödemede bulunduğunu, bu paranın … ile alakasının bulunmadığını beyan etmeleri, müştekinin şüpheli …’a gönderdiği para aktarma işleminde açıklama olarak “… Senet Ödeme” ibaresini yazdırmasının yazılı delil olarak kabul edilemeyeceği, bu nedenle bedelsiz senedi kullanma suçunun işlendiğine dair soyut iddia dışında kovuşturmaya yeterli delil elde edilemediğinden bahisle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca 22/10/2020 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair verilmiş ise de, şüphelinin paranın gönderileceği hesabı mesaj yoluyla müştekiye iletmesini müteakip, söz konusu hesaba paranın havale edildiğini beyan etmesi ve müştekinin dosyaya sunduğu banka dekontuna göre mesaj saati ile para havale saatinin çok kısa zaman aralıkları ile gerçekleşmesi, şüphelinin savunmasında söz konusu mesajı kendisinin gönderdiğini kabul etmesi ve senet bedeli ile gönderilen para tutarının da uyumlu olması karşısında, paranın havale edildiği dekonta açıklama olarak yazılan “… Senet Ödeme” şeklindeki kaydın diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde kamu davası açılmasına yarar yazılı delil olarak kabul edilerek, delillerin takdir ve değerlendirilmesinin mahkemesince yapılması gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabetç görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, bozulması istenilmiş olmakla,
Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Müştekinin; şüpheli …’e olan borcu için 2 adet senet verdiğini, 11.000 TL bedelli olanın borcunu, şüphelinin isteği üzerine onun akrabası olan …’a ”… senet ödeme” açıklaması ile yolladığı halde, her iki senedin toplam bedeli olan 23.000 TL üzerinden kendisi aleyhine icra takibi başlatıldığını, belirterek şikayetçi olduğu olayda;
Şüphelinin savunmasında; …’a gönderilen paranın müşteki ile … arasındaki alacak borç ilişkisine dayandığını ve kendisiyle ilgisinin olmadığını belirttiği, …’un ise; müştekinin kendisine olan borcu için parayı gönderdiğini beyan ettiği anlaşılmış ise de; gerek açıklama kısmında ”… senet ödeme” yazan dekontun düzenleniş saati, gerekse şüphelinin mesaj yoluyla …’a ait hesaba para gönderilmesine dair mesajın zaman diliminin uyumlu olması, müştekinin; … ile hiç bir alacak borç ilişkisinin olmadığını belirtmesi karşısında; tüm deliller birlikte değerlendirilip bedelsiz senedi kullanma suçuna dair kovuşturma şartı olan 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. madde fıkraları gereğince ”uzlaştırma” hükümleri dikkate alınarak, sonucun olumsuz olması durumunda delillerin takdir ve değerlendirmesinin mahkemesi tarafından yapılması için kamu davası açılması gerektiğinden kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmekle, İstanbul Anadolu 9. Sulh Ceza Hâkimliğinin 09.12.2020 tarihli ve 2020/1957 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 01.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.