YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/34975
KARAR NO : 2021/9061
KARAR TARİHİ : 25.10.2021
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 23.03.2021 tarih ve 2020/12642 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 15.04.2021 tarih ve KYB-2021/42184 sayılı ihbarname ile;
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçundan sanık …’ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 155/2 ve 52. maddeleri gereğince 1 yıl hapis ve 100,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına dair İstanbul 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.06.2013 tarihli ve 2012/829 esas, 2013/316 sayılı kararının 09/07/2013 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 12.09.2014 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine hükmün açıklanması ile 5237 sayılı Kanun’un 155/2, 62, 50/1-a ve 52. maddeleri gereğince 6.000,00 Türk lirası ve 80,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.09.2017 tarihli ve 2017/230 esas, 2017/361 sayılı kararının “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun’un 231/11. maddesi hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirilerek, cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği gözetilmeden, denetim süresi içerisinde suç işlediği anlaşılan sanık hakkında hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden, bu hususa riayet edilmeyerek yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, bozulması istenilmiş olmakla,
Dosya incelendi, gereği görüşüldü;
Hükmün açıklanmasına sebep olan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma kapsamında olması ve 6763 sayılı yasa ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işleminin yapılması için dosyanın yeniden değerlendirilmesi gerekse ve bu dosyada uzlaştırma işlemi olumlu sonuçlanmış olsa bile sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olduğunun dosya kapsamındaki ihbarlardan anlaşılması karşısında bunlara istinaden de hükmün açıklanabileceği ve bu sebeple hükmün her halükarda açıklanacağı tespit edilerek yapılan incelemede ;
Sanık hakkında İstanbul 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.06.2013 tarihli, 20212/829 Esas ve 2013/316 Karar sayılı ilamı ile TCK’nin 155/2. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş, anılan karar 09.07.2013 tarihinde kesinleşmiş olup denetim süresi içerisinde İstanbul Büyükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/241 Esas ve 2017/129 Karar sayılı ilamına konu TCK’nin 155/2. maddesinde düzenlenen suçu işlediğinden bahisle yapılan ihbar üzerine İstanbul 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.09.2017 tarih, 2017/230 Esas ve 2017/361 Karar sayılı kararıyla hükmün değiştirilerek açıklandığı anlaşılmış ve hükmün aynen açıklanması gerektiğinden bahisle kanun yararına bozma talebinde bulunulmuş olup, bunun yanında müştekiye ait söndürme cihazları satışı yapılan iş yerinde dolum işçici olarak çalışan sanığın , müştekinin kredi kartına para yatırmak üzere müştekiden emanet para aldıktan sonra yatırması gereken parayı uhdesine geçirdiği iddia edilen olayda ; eylemin TCK’nin 155/1 maddesinde düzenlenen basit güveni kötüye kullanma suçuna uyduğu ve suç vasfında yanılgıya düşüldüğü dikkate alınarak bu yönden de değerlendirme yapılması konusunda kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.