Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/35012 E. 2021/10454 K. 22.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/35012
KARAR NO : 2021/10454
KARAR TARİHİ : 22.11.2021

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 26.04.2021 tarih ve 2020/18309 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 18.06.2021 tarih ve KYB-2021/61704 sayılı ihbarname ile;
Dolandırıcılık suçundan şüpheliler … ve diğerleri haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 05.01.2020 tarihli ve 2019/24001 soruşturma, 2020/1551 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 17.02.2020 tarihli ve 2020/718 değişik iş sayılı kararının
“5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, yabancı uyruklu müştekilerin şüpheliler hakkında Avrupa Ülkelerinin vizesini alma, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin vatandaşlık işlemlerinde, yurtdışı çıkış işlemlerinde aracılık etme ve para transferi yapma karşılığında haksız menfaat temin ederek kendilerini dolandırdıkları iddiası üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, kamu davası açılması için yeterli delil elde edilemediğinden bahisle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; ifadeleri alınmayan …, … ve … isimli şüpheliler ile müştekilerin beyan ettiği ve araştırma sonucu tespit edilecek tanıkların ifadelerinin alınması, şüphelilerin benzer nitelikte soruşturma dosyaları olduğu belirtildiğinden anılan soruşturma ve varsa kovuşturma dosyalarının bir suretinin dosyaya temin edilmesi, müştekilerle şüpheliler arasındaki para alışverişine ve sözleşme yapılmasına ilişkin dosyaya örnekleri ibraz edilen yabancı dilde hazırlanmış belge suretlerinin (sözleşme, teslimat makbuzu, el yazısı notlar vs.) tercüman marifetiyle tercüme ettirilmesi, ilgili belge asıllarının müştekiden veya vekilinden temin edilmesi halinde şüphelilerden imza ve yazı örnekleri alınarak ilgili belgelerdeki imzaların şüphelilere ait olup olmadığının belirlenmesi ile olayın aydınlatılmasına yarar delillerin toplanması sonrasında yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, bozulması istenilmiş olmakla,

Dosya incelendi, gereği görüşüldü;
1) İstanbul 12. Sulh Ceza Hakimliğinin 23.01.2019 tarihli ve 2019/374 değişik iş sayılı kararı yönünden ;
Sanık hakkında 15.12.2018 tarihinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara itiraz üzerine merci İstanbul 12. Sulh Ceza Hakimliğinin 2019/374 değişik iş sayılı kararı ile eksik soruşturma yapıldığından bahisle itirazın kabulü ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 6545 sayılı Kanun’un 71. maddesi ile değişik 173/3. maddesinde yer alan, “Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, O yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder…” şeklindeki düzenleme karşısında, Sulh Ceza Hâkimliğince soruşturmanın genişletilmesi kararı verilmesi ve Cumhuriyet savcılığınca söz konusu bu hususlarla ilgili eksiklikler giderildikten sonra şüpheli hakkında itirazla ilgili bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, doğrudan kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesi bakımından,
2) İstanbul 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 17.02.2020 tarihli ve 2020/718 değişik iş sayılı kararı yönünden ;
İtirazın reddine konu kararın esas değerlendirmesinden evvel ilk merci tarafından soruşturmanın genişletilmesi kararı verilmesi ve Cumhuriyet savcılığınca söz konusu bu hususlarla ilgili eksiklikler giderildikten sonra şüpheli hakkında itirazla ilgili bir karar verilmesi gerektiği nazara alındığında; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yeniden yapılan soruşturma sonunda 05.01.2020 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ilgili eksiklikler giderildikten sonra daha önceden soruşturmanın genişletilmesine karar veren merci tarafından itirazla ilgili bir karar verilmesi gerektiği, yeniden verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve gereği için ilk mercii İstanbul 12. Sulh Ceza Hâkimliğine gönderilmesine dair karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi bakımından kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.