YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/35042
KARAR NO : 2021/10448
KARAR TARİHİ : 22.11.2021
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 07.04.2021 tarih ve 2021/6247 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 17.06.2021 tarih ve KYB-2021/50752 sayılı ihbarname ile;
Güveni kötüye kullanma suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Pazar (Rize) Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 09/11/2020 tarihli ve 2020/1864 soruşturma, 2020/2203 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın süre yönünden reddine ilişkin mercii Rize Sulh Ceza Hâkimliğinin 28.12.2020 tarihli ve 2020/2731 değişik iş sayılı kararının “Rize Sulh Ceza Hâkimliğince, Pazar (Rize) Cumhuriyet Başsavcılığının 09.11.2020 tarihli kovuşturmaya yer olmadığı kararının müşteki … vekiline 11.11.2020 tarihinde elektronik tebligat yoluyla tebliğ edildiği, müşteki vekilinin bu karara karşı 15 günlük kanuni süresinden sonra 30.11.2020 tarihinde itiraz ettiğinden bahisle süre yönünden itirazın reddine karar verilmiş ise de;
19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanun’un 3. maddesi ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesinde; “Tebligata elverişli bir elektronik adres vererek bu adrese tebligat yapılmasını isteyen kişiye, elektronik yolla tebligat yapılabilir. Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar yönetmelikle belirlenir.” hükümleri dikkate alındığında, benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 23.11.2020 tarihli ve 2020/24319 esas, 2020/17398 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, elektronik yolla müşteki vekiline 11.11.2020 tarihinde yapılan tebliğin 5 gün sonra 16.11.2020 tarihinde tebliğ yapılmış sayılması gerektiği, müşteki vekili tarafından 30/11/2020 tarihinde sunulan itiraz isteminin, 5271 sayılı CMK’nin 173/1. maddesinde yer alan “Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca kanuni süresinde olduğu kabul edilerek, itirazın esastan incelenmesi yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla,
Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, Rize Sulh Ceza Hakimliğinin 28.12.2020 tarihli ve 2020/2731 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde merciince yerine getirilmesine, dosyanın mahaline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine, 22.11.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.