YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/35068
KARAR NO : 2021/11071
KARAR TARİHİ : 29.11.2021
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 09.04.2021 tarih ve 2021/3494 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 09.06.2021 tarih ve KYB-2021/51451 sayılı ihbarname ile;
Dolandırıcılık suçundan şüpheliler …, … ve … inşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 10/11/2020 tarihli ve 2019/12735 soruşturma, 2020/41125 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Konya 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 30/12/2020 tarihli ve 2020/4275 değişik iş sayılı kararının “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet Savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, müştekinin şüpheliler ile yaptığı harici satım sözleşmesi kapsamında B Blok 3. Kat 7 nolu dairenin 125.000,00 Türk lirası karşılığında satışı konusunda anlaştıklarını, satış bedelinin 80.000,00 Türk lirasını banka kanalıyla peşin olarak şüphelilere ödediklerini, ancak kendilerine satış yapıldığı sırada şüpheli şirket ile arsa sahipleri arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesinin zaten feshedilmiş olduğunu ve kendilerine söylenenin aksine inşaatın temelinin dahi atılmadığını öğrendiklerini belirterek şüphelilerden şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma sonunda, Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma konusu anlaşmazlığın hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, arsa sahiplerinin ifadelerinde … İnşaat yetkilisi …’ün aralarındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince evlerini yıktığını, ancak vaatte bulunduğu inşaata başlamayarak kendilerini dolandırdığını beyan ettiği, tanık olarak dinlenen …’ın anılan inşaat şirketinden benzer şekilde daire satın aldığını, kendileri gibi pek çok mağdurun bulunduğunu, şüpheli …’ün vaad ettiği şekilde 2016 yılında inşaata başlamadığını ve 2017 yılı başında da piyasadan kaybolduğunu ifade ettiği, dosya kapsamında bulunan arsa sahipleri ile şüpheli … arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin resmi şekil şartına aykırı olarak adi yazılı şekilde yapılmış olduğu, müşteki ile yapılan adi yazılı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin tarihinin 08/03/2017 olduğu, buna karşın şüpheli …’in arsa sahipleri ile yapılan sözleşmenin feshedilmediği, inşaat ruhsatının ellerinde olduğu, inşaata başlandığı ancak arsa sahipleri ile çıkan hukuki ihtilaf sonucu davalık olunduğundan inşaata ara verildiği yönündeki savunmaları birlikte değerlendirildiğinde, ilgili Belediyeden inşaat ruhsatının bulunup bulunmadığı sorularak, fiilen inşaata başlanıp başlanmadığının, şüpheli … ile arsa sahipleri arasında hukuk davasının bulunup bulunmadığının netleştirilmesi, şüpheli …’ün ifadesinin alınması, şüpheli hakkında benzer şekilde dolandırıcılık suçlarından soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin, hakkında açılmış kamu davası olup olmadığının da araştırılması suretiyle, sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği cihetle, eksik soruşturma ile verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla,
Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Müştekinin dilekçesinde; hisseli bir arsa üzerinde yapılacak gayrimenkul projesinden kendisine daire satışına dair şüphelilerle sözleşme yaptığını, dairenin teslim edilmemesi üzerine yaptığı araştırmada bu sözleşme evveli paydaşlarla şüphelilerin aralarında hukuki ihtilaf bulunduğu ve hatta arsa payı karşılığı kat yapımı sözleşmesini feshettikleri halde bu sorunu halletmeden müştekiye bu satışı yaptığını öğrendiğini ve şüphelilerin bu şekilde aynı binada benzer başkaca satışlar da yaparak hileli yollarla haksız menfaat temin ettiklerini beyan ettiği olayda her ne kadar denetim imkanı bulunduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de;
Şüpheli …’nin olaya dair savunması alınarak, tarafların yaptığı ve dosyada bulunan resmi şekil şartına aykırı kat karşılığı inşaat sözleşmesinden başka geçerli bir sözleşmenin bulunup bulunmadığının araştırılması, bu sözleşmenin müştekiye yapılan satıştan evvel feshedilip edilmediğinin tespiti, söz konusu proje kapsamında farklı kişilere satış yapılıp yapılmadığının ve bu kişilerin şikayeti üzerine kamu davası var olup olmadığının araştırılması, müştekinin arsa hissedarları ile şüpheliler arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine dair belgenin ortaklığın giderilmesi davasına ilişkin dosyada bulunduğu beyanı nazara alınarak söz konusu hukuk dava dosyasının getirtilip incelenmesi, şüpheli Nigar’ın, dosyaya sonradan sunduğu yapı ruhsatının gerçekten var olup olmadığının ilgili belediyeden sorulması ve tüm bu deliller toplandıktan sonra şüphelilerin suç işleme kastıyla hareket edip etmediğinin tartışılması gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmekle, Konya 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 30.12.2020 tarihli ve 2020/4275 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine dosyanın mahaline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine, 29.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.