YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/35133
KARAR NO : 2021/7226
KARAR TARİHİ : 27.09.2021
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 01.06.2021 tarih ve 2021/5074 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 23.06.2021 tarih ve KYB-2021/73173 sayılı ihbarname ile;
Bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının aracı olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan sanık …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-f, 43, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 5 yıl 2 ay 15 gün hapis ve 205.100,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.12.2020 tarihli ve 2020/506 esas, 2020/268 sayılı kararının “5237 sayılı Kanun’un 52. maddesinde yer alan “(1) Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.” hükmü uyarınca kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere gün para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, hesap hatası da yapılmak suretiyle yazılı şekilde fazla adli para cezasına hükmedilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, bozulması istenilmiş olmakla,
Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Sanık tarafından internet üzerinden verilen ilana istinaden müştekilerin sanık ile yüz yüze görüştükleri ve sanığın hileli hareketler sergileyip ”Birleşmiş Milletler ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği” antetli fotokopi vize belgeleri vererek menfaat temin ettiği olayda; eylemin, TCK’nin 158/1-d maddesinde düzenlenen ”kamu kurum ve kuruluşları araç olarak kullanılmak suretiyle dolandırıcılık” suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin, suç vasfında yanılgıya düşülerek ”bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçundan hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı bulunduğundan, bu yönden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığı’na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.