Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/35162 E. 2021/9017 K. 21.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/35162
KARAR NO : 2021/9017
KARAR TARİHİ : 21.10.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında

Gerekçeli karar başlığında “07/2009” şeklinde yanlış yazılan suç tarihinin, sanık tarafından en son 5.000.TL haksız menfaatin elde edildiği “Şubat 2010” tarihi olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanığın katılana kendisini müteahhit ve yapı denetleme şirketi sahibi olarak tanıtıp, yetkilisi ve yöneticisi olmadığı halde “… İnşaat San….Ltd. Şti.” adına şirketin ve kendisinin mülkiyetinde olmayan suça konu “… … 66 Sk. 36646 ada 1 parselde giriş altı 5 nolu dairenin” satımı konusunda katılan ile protokol yaptığı, yapılan anlaşmaya göre katılandan ilk olarak 2009 Temmuz ayında 41.500.TL; 2010 Şubat ayında da ise kalan 5.000 TL’yi elden teslim almasına rağmen dairenin tapuda devrini yapmadığı gibi aldığı parayı da iade etmediği, bu surette sanığın nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda; 5237 sayılı TCK’nın 158/1-h maddesinde düzenlenen suçun oluşabilmesi için, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin dolandırıcılık suçunu ticari faaliyetleri sırasında işlemiş olmasının gerektiği, somut olayda ise; sanığın tacir veya şirket yöneticisi olmadığı gibi temyiz dilekçesi ekinde sunduğu vekaletin protokolde yer alan şirkete ait olmadığından şirket adına hareket etme yetkisinin de bulunmadığı ve bu nedenle nitelikli dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla; sanığın eyleminin 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma kapsamına giren 5237 sayılı TCK’nin 157/1. maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde suç vasfında yanılgıya düşmek suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmü verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 21.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.