YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/35781
KARAR NO : 2021/10917
KARAR TARİHİ : 25.11.2021
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri gizleme
Sanığın, yüzüne karşı 04.05.2016 tarihinde tefhim olunan hükümlere yönelik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 30.01.2018 tarihli dilekçe ile eski hale getirme ve temyiz talebinde bulunduğu anlaşıldığından; eski hale getirme talebine dair ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmeyerek eski hale getirme ve temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’nin 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 25.11.2021 tarihinde Üye … ve Üye …’in temyiz talebinin incelenmesi gerektiğine ilişkin karşı oyları ile oy çokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Sayın çoğunluk ile aramızda ki görüş ayrılığı; hüküm tarihinde başka suçtan tutuklu olan sanığa 5271 sayılı CMK’nin 263. Maddesi gereğince “tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabileceğinin” açıkça bildirilmesinin gerekli olup olmadığı ve buna bağlı olarak sanığın temyizinin süresinde olup olmadığına ilişkindir.
5271 sayılı CMK’nın; 34/2. maddesinde; “Kararlarda, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekilleri belirtilir”,
231/2. maddesinde; “Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, mercii ve süresi bildirilir”,
232/6. maddesinde ise; “Hüküm fıkrasında, 223 üncü maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve mercinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir” düzenlemelerine yer verilmiş olup;
Hüküm tarihinde başka suçtan tutuklu olan sanığa 5271 sayılı CMK’nin 263. Maddesi gereğince “tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabileceği” açıkça bildirilmesi gerekmektedir.
Nitekim Ceza Genel Kurulu 29.04.2021 tarih ve 2021/6-51 Esas- 2021/185 Karar sayılı içtihadın da özetle “…Kanun yolu bildiriminde sanığın hükümlü olarak bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yoluna başvurabileceğinin bildirilmediği, bu nedenle kanun yolu bildiriminin Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerinde öngörülen şekilde olmayıp ilgiliyi yanıltacak biçimde olduğu, yanılgılı bildirim nedeniyle sanığın temyiz hakkını etkin kullanmasının engellendiği ve temyiz isteminde bulunan sanığın bu yanılgısından faydalanması gerektiği hususları göz önünde bulundurulduğunda, sanığın 27.08.2019 tarihli temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilmelidir.” şeklinde karar vermiştir.
Somut olayda da hükmün tefhim edildiği 04.05.2016 tarihli son celsede başka suçtan tutuklu olarak cezaevinde bulunan sanığa SEGBİS sistemi ile bağlanıldığı halde CMK 263. maddesi uyarınca kanun yolu bildiriminde sanığın hükümlü yada tutuklu olarak bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yoluna başvurabileceğinin hususunun bildirilmediği, Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerinde öngörülen şekilde gerçekleştirilmeyen kanun yolu bildiriminin ilgiliyi yanıltacak biçimde olduğu, yanılgılı bildirim nedeniyle sanığın temyiz hakkını etkin kullanmasının engellendiği ve temyiz isteminde bulunan sanığın bu yanılgısından faydalanması gerektiği anlaşıldığından;
Sanığın 30.01.2018 tarihli temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek temyiz talebinin incelenmesi gerektiği düşüncesi ile sayın çoğunluğun “bir haftalık yasal süreden sonra temyiz talebinde bulunduğu anlaşıldığından temyiz isteminin reddine” ilişkin düşüncesine katılmıyoruz. 25.11.2021