Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/3661 E. 2024/279 K. 11.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3661
KARAR NO : 2024/279
KARAR TARİHİ : 11.01.2024

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/163 E., 2016/148 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, hırsızlık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.03.2016 tarihli ve 2015/163 Esas, 2016/148 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında,
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezasından çevrilen 6.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği özetle; yüklenen suçlarla alakasının olmadığına, mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında, üzerinde kendisine ait fotoğraf bulunan ancak katılan …’ün kimlik bilgilerini ihtiva eden nüfus cüzdanını kullanarak kendisini … olarak tanıtıp garson olarak çalışmaya başladığı iş yerine müşteri olarak gelen katılan …’dan, telefon görüşmesi yapmak bahanesiyle aldığı cep telefonunu katılan …’a iade etmediği iddiasıyla açılan kamu davasında, sanığın savunması, katılanların beyanları ve tüm dosya kapsamı itibarıyla eylemlerin resmi belgede sahtecilik ve hırsızlık suçlarını oluşturduğu kabul edilerek temyiz konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Belgelerde sahtecilik suçlarında, belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatıcılık niteliğinin varlığını göstermeyeceği ve fotokopi üzerinde mahkemece söz konusu belgenin objektif olarak aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının tespitinin mümkün olmaması nazara alındığında; somut olayda, suça konu nüfus cüzdanının aslının ele geçmediği ve bu nedenle aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının tespit edilemeyecek olması karşısında, yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmayacağı ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sanık Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.03.2016 tarihli ve 2015/163 Esas, 2016/148 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.01.2024 tarihinde karar verildi.