Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/37660 E. 2021/10691 K. 24.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/37660
KARAR NO : 2021/10691
KARAR TARİHİ : 24.11.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, defter belge gizleme

1)Defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçuyla ilgili olarak;
a)213 sayılı Kanun’un 139. maddesinde yazılı istisnalardan birinin bulunmaması halinde vergi incelemesinin mükellefin işyerinde yapılması gerektiği, sanığa vergi denetmeni tarafından defter ve belgelerini ibraz etmesi için çıkartılan tebligatın iş yeri adresinde bizzat 09.03.2012 tarihinde yapıldığı anlaşılmakla, hesapların dairede incelenmesine imkan veren 213 sayılı Kanun’un 139/2. maddesindeki istisnalardan birinin varlığının önceden belirlenip belirlenmediğinin sorulması, işyeri dışında inceleme yapılmasına ilişkin bir tespiti varsa belgesinin dosyaya ibrazının istenmesi, aksi takdirde yapılan tebligat hukuki sonuç doğurmadığından sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b)Kabule göre de; defter ve belge isteme yazısının aslının veya onaylı örneğinin denetime olanak verecek şekilde dosya içerisine alınmaması,
2) Sanık hakkında, “ 2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme“ suçundan açılan kamu davasında; sanığın savunmasında, suça konu faturaları düzenleyen iş yerinin kendisi üstüne olduğunu ancak iş yerini önce oğlunun işlettiğini daha sonra kardeşlerinin işlettiğini sadece kaydının üzerine olduğunu, ancak faturalardaki yazı ve imzaların kendisine ait olmadığını, bütün işlemleri oğlu ve kardeşlerinin yaptığını, sahte fatura düzenlenmesi konusunda bilgisinin bulunmadığını beyan etmesi karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından;
a)… Vergi Dairesi Müdürlüğünün … vergi kimlik numaralı mükellefi olan sanık hakkında, “2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme“ suçunu işlediği iddia olunan olayda; dosya içerisinde bulunan 06.06.2012 tarihli ve 2012-A-1254/63 sayılı vergi suçu raporu eklerinde, Ba-Bs formlarında bildirilen 2009 takvim yılında düzenlediği toplam 16 adet faturaya ilişkin ayrıntılı bilgilere yer verilmediğinin anlaşılması karşısında, suç tarihinin tespiti ve zamanaşımı hükümlerinin gözetilmesi bakımından; 2009 takvim yılında düzenlenen faturaların ilgili vergi dairesi müdürlüğünden de sorularak temin ve tarihlerinin tespit edilmesi suretiyle, suç tarihinin en son düzenlenen fatura tarihi olduğu da dikkate alınarak, sonucuna göre sanık hakkında hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
b)Vergi Dairesi Müdürlüğünden ve faturaları kullanan mükelleften temin edilecek faturaların sanığa gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması, kendisine ait olmadığını oğlu ve kardeşlerine ait olduğunu söylemesi halinde; ismi bildirilen kişilerin de açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile tanık olarak çağrılması, duruşmada çekinme hakkı hatırlatıldıktan sonra faturalar gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması,
c) İsmi bildirilen kişilerin de faturalardaki yazı ve imzaların kendisine ait olmadığını söylemesi halinde sanık ve bu kişinin temin edilecek yazı ve imza örnekleri ile faturalardaki yazı ve imzaların kime ait olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
d)Faturalardaki yazı ve imzaların sanığa ya da ismi bildirilen kişilere ait olmadığının anlaşılması halinde ise;
aa)Faturaları kullandığı belirlenen mükellef hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairesinden sorulması, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi,
bb)Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise dosyalarının getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması,
cc)Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanığı tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanığın bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 24.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.