YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/38419
KARAR NO : 2021/11693
KARAR TARİHİ : 07.12.2021
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
Sanığın İstanbul Anadolu 2.Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan yargılama esnasında 20.02.2018 tarihli celsede vekili ile birlikte duruşmaya katılmış ve savunma vermiş olması karşısında, sanığın vekille temsil edildiğinin anlaşıldığı, vekille temsil edilen işlerde Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli kararının sanık müdafisine tebliği gerekli iken vekile tebliğin yapılmadığı anlaşılmakla, sanık müdafisinin hükmü öğrenmekle temyiz ettiği, bu kapsamda temyizin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
a) İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında sanığın vekille temsil edildiğinin anlaşılması karşısında bölge adliye mahkemesince taraf teşkili sağlanması bakımından ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararının sanık müdafisine tebliğ edilmesi ve varsa temyiz dilekçesinin eklenmesi hususunun tamamlanması amacı ile dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerekirken bu hususun eksik bırakılması sureti ile taraf teşkilinin sağlanmaması,
b) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.03.2014 tarih ve 2013/12-74-2014/140 E-K sayılı ilamı ile istikrarlı diğer kararlarında da vurgulandığı üzere; ceza yargılanmasında sanığın sorgusu yapılmadan hüküm kurulabileceğine ilişkin kuralın, fiilin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi her hangi bir araştırmayı gerektirmeyen bir durumun varlığı halinde, başka bir deyişle derhal beraat kararı verilmesi ile sınırlı olarak uygulanabileceği, delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda ise sanığın savunması alınmadan hüküm kurulamayacağı ancak Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen beraat hükmünün kaldırılmasının ardından duruşma açılmaksızın sanık ve müdafisinin yokluğunda ve sanığın savunması alınmaksızın, sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 193. maddesine aykırı şekilde doğrudan mahkumiyet hükmü kurulması,
c) Sanık hakkında beraat hükmünün kaldırılarak mahkumiyet hükmü kurulmuş olmasına karşın kararda “ hükmün düzeltilerek esastan reddine” denilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5271 sayılı CMK’nin 302. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine, 07.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.