Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/39074 E. 2021/9479 K. 01.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/39074
KARAR NO : 2021/9479
KARAR TARİHİ : 01.11.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanık … hakkında, resmi belgede sahtecilik suçundan Kayseri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.10.2010 tarihli 2010/467 Esas ve 2010/710 Karar sayılı dosyası kapsamında verilen mahkûmiyet hükmünün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 13.01.2015 tarihli 2013/3063 Esas ve 2015/412 Karar sayılı ilamı ile hükmün düzeltilerek onanmasına karar verildiği,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.10.2018 tarih ve KD-2018/67949 sayılı itiraz yazısında özetle; “Sanık …’ın, Kayseri 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/467 Esas-2010/710 Karar sayılı dosyasında, 38 AC 609 plaka sayılı araç yönünden sahte muayene işlemi yapmak suretiyle işlemiş olduğu resmi belgede sahtecilik suçu ile Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/437 Esas-2015/728 Karar sayılı dosyasında, 38 PZ 303 plaka sayılı araç yönünden sahte muayene işlemi yapmak suretiyle işlemiş olduğu resmi belgede sahtecilik suçlarının zincirleme şekilde işlendiği, bu nedenle Kayseri 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/467 Esas-2010/710 Karar sayılı dosyası kapsamında sanığın TCK’nin 204/1, 43/1. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi, belirlenecek olan sonuç cezadan Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarihli 2015/437 Esas ve 2015/728 Karar sayılı ilamı ile hükmedilen ve temyiz edilmeden kesinleşmiş olan 1 yıl 8 ay hapis cezasının mahsup edilerek ilave cezaya hükmedilmesinin gerekeceği” belirtilerek sanık hakkındaki hükmün bozulmasının istendiği,
Dairemizin 12.11.2018 tarihli, 2018/5629 Esas ve 2018/8965 Karar sayılı ilamı ile Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarihli 2015/437 Esas ve 2015/728 Karar sayılı dosyasında, itiraza konu Kayseri 4. Asliye Ceza Mahkemesince hükmolunan 2 yıl hapis cezasının mahsubuna karar verildiği, bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının sanığın aleyhine olduğu ve 30 günlük yasal süre geçtikten sonra yapıldığı gerekçesiyle itirazın reddine, 5271 sayılı CMK’nin 308. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verildiği,
Dosyayı inceleyen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.06.2021 tarihli 2018/11-596 Esas ve 2021/290 Karar sayılı ilamında özetle; Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/437 Esas sayılı dosyasında sanık hakkında hüküm kurulurken, TCK’nin 43. maddesine yer verilmeyerek infaz aşamasında mahsup işlemine dayanak oluşturacak zincirleme suç hükmünün uygulanmadığı ve sanığın her iki dosyaya konu eylemleri birlikte değerlendirilip ilave bir cezaya da hükmolunmadığı, aksine Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 437-728 sayılı kararının gerekçe kısmında zincirleme suç hükmünün uygulanmadığının açıkça belirtildiği ve bu hâliyle itiraza konu edilen kararın hüküm kısmında yer alan mahsuba ilişkin paragraf infaz edilebilir nitelikte bir karar olmadığından, sanık hakkında incelemeye konu dosyada verilen 2 yıl hapis cezasına ilişkin hüküm ile zincirleme olduğu belirtilen dosyada verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin hükmün infaz aşamasında ayrı ayrı değerlendirilmesinin gerekeceği, bu durumun da sanık aleyhine sonuç doğuracağından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazının sanığın lehine olduğu, herhangi bir süre şartına da bağlı olmadığı belirtilerek, Dairemizin 12.11.2018 tarihli 2018/5629 Esas ve 2018/8965 Karar sayılı kararının kaldırıldığı ve itirazın esası yönünden inceleme yapılması için dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşılmakla, yeniden incelenen dosya içeriğine göre;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, hem sahte araç muayenesini yapanlar hem de sahte muayene işleminin bulunduğu motorlu araç trafik belgesindeki sahteciliği bilerek kullananlar için suç tarihinin, suça konu sahte muayene işleminin bulunduğu belgenin ele geçirilme tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilmiş ise de; Dairemizce benimsenen uygulamaya göre, araç muayenesinde sahtecilik suçlarında suç tarihinin, sahte araç muayenesi yapan kişi yönünden muayene işleminin yapıldığı tarih, suça konu belgeyi kullananlar (araç sahipleri) yönünden ise; sahte muayene işleminin geçerlilik süresi sona ermeden yakalanılması durumunda yakalanma tarihi, geçerlilik süresinin sona ermesinden sonra yakalanılması durumunda sahte muayene işleminin geçerlilik süresinin sona erdiği tarih olacağı ve bu şekilde inceleme yapılması durumunda da; itiraza konu Kayseri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.10.2010 tarihli 2010/467 Esas ve 2010/710 Karar sayılı dosyası kapsamındaki suç tarihinin, sanık … yönünden 2009 yılının Mayıs ayı, Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 57.11.2015 tarihli 2015/437 Esas ve 2015/728 Karar sayılı dosyası kapsamındaki suç tarihinin de yine sanık … yönünden 02.06.2009 olduğu, her iki suçun da 11.06.2010 tarihli iddianameden önce işlendiğinin belirlenmesi karşısında;
1) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının açıklanan nedenlerle yerinde görülen İTİRAZININ KABULÜNE,
2) Dairemizin 13.01.2015 tarihli, 2013/3063 Esas ve 2015/412 Karar sayılı sanık … hakkındaki resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin DÜZELTİLEREK ONAMA KARARININ KALDIRILMASINA,
3) Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli 2013/11-397 Esas ve 2014/202 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, 5237 sayılı TCK’nin “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” suçunun hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişinin de haksızlığa uğrayıp suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulün etkilenmeyeceği, zincirleme suça dahil olan bir suçtan dolayı, bu durum gözetilmeksizin mahkûmiyet hükmü verilmiş ve kesinleşmiş ise, zincirleme suça konu ikinci suçla ilgili olarak, kesinleşen hükme konu fiil de göz önüne alınarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle yeni bir hüküm kurulup, kesinleşen hükümdeki sonuç cezanın mahsubunun gerekeceği, hukuki kesintinin iddianame tarihi itibarıyla oluşacağı ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.06.2021 tarihli, 2018/11-596 Esas ve 2021/290 Karar sayılı ilamında, “Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli, 2015/437 Esas ve 2015/728 Karar sayılı kararının hüküm kısmında yer alan mahsuba ilişkin paragrafın infaz edilebilir nitelikte bir karar olmadığı ve Kayseri 4. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 2 yıl hapis cezasına ilişkin hüküm ile Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin hükmün infaz aşamasında ayrı ayrı değerlendirilmesinin gerekeceğinin” belirtildiği de dikkate alındığında; sanık … hakkında TCK’nin 204/1, 43/1. maddeleri uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanarak mahkûmiyet hükmü kurulduktan sonra, Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarihli 2015/437 Esas ve 2015/728 Karar sayılı dosyasından verilen mahkûmiyet hükmünün bu cezadan mahsup edilmesi suretiyle ek cezaya hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 01.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.