YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/39075
KARAR NO : 2021/9466
KARAR TARİHİ : 01.11.2021
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 14.07.2021 tarih ve KYB-2021/19506 sayılı ihbarname ile;
Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçlarından hüküm kurulan … hakkında,
Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.02.2017 gün ve 2016/219 E, 2017/89 sayılı kararıyla, TCK’nin 268/1. maddesi delaletiyle 267/1, 62, CMK’nin 231/5. maddeleri uyarınca 10 ay hapis, hükmün açıklanmasının geri bırakılması; TCK’nin 206/1, 62, 52/2-4. maddeleri uyarınca 1500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına şeklinde hüküm kurulmuştur.
“İddianame ve mahkeme kabulünden, resmi belge düzenlenmesinde yalan beyan ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçlarının 17.06.2011 tarihinde işlendiği tespitinde bulunulduğu,
İftira suçunun özel bir halini düzenleyen TCK’nin 268. maddesinde öngörülen, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşabilmesi için, failin işlemiş olduğu bir suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla hareket etmesi gerektiği, bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ve verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesi halinde TCK’nin 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak suçunun oluşacağı; iddianame anlatımı ve mahkeme kabulüne göre sanığın 17.06.2011 tarihinde işlediği eyleminin bir bütün halinde 5237 sayılı TCK’nin 268/1. maddesi yollamasıyla 267/1. maddesinde tanımlanan başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunu oluşturacağı ve sanığın TCK’nin 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima kuralı gereğince anılan suçtan cezalandırılması ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden ayrıca resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçundan da hüküm kurulması, yasaya aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenle,
Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçu yönünden, Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/02/2017 gün ve 2016/219 E, 2017/89 sayılı kararının, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASI, aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendi gereğince de bir karar verilmesi isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla,
Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
İncelenen dosya içeriğine göre; ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, sanığın “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan“ suçundan TCK‘nin 206/1, 62, 52. maddeleri uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 01.02.2017 tarihli 2016/219 Esas ve 2017/89 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünün CMK’nin 309, 310/1. maddeleri uyarınca BOZULMASINA; bozma nedenine göre aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca karar verilmesi mümkün görüldüğünden, yüklenen suç unsurları itibarıyla oluşmadığından sanığın BERAATİNE, cezanın çektirilmemesine, sanık hakkındaki infazın durdurulmasına, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değilse derhal TAHLİYESİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE, 01.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.