YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4164
KARAR NO : 2024/850
KARAR TARİHİ : 24.01.2024
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/202 E., 2016/270 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2016 tarihli ve 2016/202 Esas, 2016/270 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın,… Tekstil isimli iş yerinden alışveriş yapıp iş yeri tarafından düzenlenen emre muharrer senedin kefil kısmına katılan …’ın kimlik bilgilerini yazarak katılan adına imza atmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği iddia olunmuştur.
2. Mahkeme tarafından, sanığın ikrar içeren savunması, katılan beyanı, senet üzerindeki kefil imzasının sanığın el ürünü olduğuna ilişkin bilirkişi raporu ve tüm kapsamı itibarıyla sanığın eyleminin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.03.2012 tarihli ve 2011/885 Esas, 2012/170 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünün, UYAP üzerinden yapılan incelemeye göre aynı Mahkemenin 10.01.2018 tarihli ek kararı ile uzlaşma nedeniyle düşürülmesi nedeniyle söz konu ilamın tekerrüre esas alınamayacağı ve sanığın adli sicil kaydındaki Kayseri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.01.2012 tarihli ve 2011/831 Esas, 2012/5 Karar sayılı ilamın tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı olup söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2016 tarihli ve 2016/202 Esas, 2016/270 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün 6 ncı bendindeki tekerrüre esas alınan mahkeme bilgilerinin ve kesinleşme tarihinin “Kayseri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.01.2012 tarihli ve 2011/831 Esas, 2012/5 Karar sayılı ilamı” ve “26.01.2012” olarak değiştirilmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.01.2024 tarihinde karar verildi.