YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/42045
KARAR NO : 2023/7834
KARAR TARİHİ : 01.11.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/1199 E., 2020/55 K.
SUÇLAR : Dolandırıcılık, dolandırıcılığa teşebbüs
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Manisa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2013/198 Esas, 2016/226 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca teşdiden 2 yıl hapis ve 1.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına; dolandırıcılığa teşebbüs suçundan, aynı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 35, 52, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca teşdiden 1 yıl 6 ay hapis ve 900,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Manisa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2013/198 Esas, 2016/226 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 22.11.2017 tarihli ve 2017/22939 Esas, 2017/24235 Karar sayılı kararı ile “sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Manisa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.01.2020 tarihli ve 2017/1199 Esas, 2020/55 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca teşdiden 2 yıl hapis ve 1.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; dolandırıcılığa teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 35, 52, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca teşdiden 1 yıl 6 ay hapis ve 900,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca; sanığın 28.01.2013 tarihinde gerçekleştirdiği eyleminde, katılanın denetleme imkanını kullanarak, yaptığı inceleme sonucunda kendisini dolandırmaya çalışan kişinin … 2011 yılında aynı numaradan arayarak 600 TL menfaat temin eden sanık olduğunu hemen fark etmesi nedeni ile aldatıcılık unsuru gerçekleşmediğinden, dolandırıcılığa teşebbüs suçundan beraatine karar verilmesi gerektiğinden bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; vasisinin katılanın zararını giderdiğine, katılanla uzlaştıklarına, uzlaştırmacılar vasisine ulaşmadığı için ceza aldığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında, … Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi isimli iş yerinin ortağı olan katılanı 2011 yılı … ayında kendisine ait 536 (…)(..)(..) numaralı telefondan arayarak zihinsel engelliler öğretmeni olduğunu, iş aradığını beyan ettiği, öğretmene ihtiyaçları olduğundan katılanın sanıkla anlaştığı ve verdiği hesaba 600,00 TL para gönderdiği, 23.01.2013 tarihinde tekrar aynı numaradan arayan sanığın yine aynı şekilde iş aradığını ve gelmek için verdiği hesaba 500,00 TL yatırmasını istemesi üzerine katılanın durumu polise bildirdiğinden bahisle sanığın dolandırıcılık suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık sorgusunda; yüklenen suçu kabul etmemiş, son celse ise ikrar etmiştir.
3. Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.
4. Mahkemece; sanığa, hakkında tatbiki ihtimaline binaen 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 ve 58 inci maddeleri uyarınca ek savunma hakkı tanınarak, dolandırıcılık ve dolandırıcılığa teşebbüs suçlarından mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Sanığın 28.01.2013 tarihinde gerçekleştirdiği eylemin objektif olarak aldatıcılık niteliğinin bulunduğu, 2011 yılı … ayında aynı numaradan araması nedeniyle katılanın durumu farkettiği anlaşıldığından, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
B. Sanığın Temyizi Yönünden
1. Sanık hakkında dolandırıcılığa teşebbüs suçunda tekerüre esas alınan Erzurum 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/121 Esas ve 2011/467 Karar sayılı ilamına konu 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamında kaldığı anlaşılmakla; bu suç yönünden uzlaştırma hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığı mahkemesinden araştırılarak sonucuna göre bu ilamın ya da adli sicil kaydındaki diğer ilamlardan biri nedeniyle tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2.
Dosya kapsamında zarar giderimine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmaması, uzlaşmanın da sağlanamadığının anlaşılması karşısında, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Manisa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.01.2020 tarihli ve 2017/1199 Esas, 2020/55 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.11.2023 tarihinde karar verildi.