Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/4343 E. 2023/6894 K. 09.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4343
KARAR NO : 2023/6894
KARAR TARİHİ : 09.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/166 E., 2016/92 K.
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kulu Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2016 tarihli ve 2013/166 Esas, 2016/92 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 207 nci maddesinin birinci fıkrası,62 ve 50 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6,000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık hükme esas alınan rapor içeriğinin çelişkili olduğunu beyan ederek kararı temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılanın inşaat teknikeri olarak çalıştığı işyerinden haklarını alamadığı için ayrıldığı, bağlı çalıştığı işyerinin Karayolları Genel Müdürlüğü ile iş yapması üzerine durumu kuruma bildirdiği ve şirket tarafından kuruma verilen cevabi yazı ekinde katılanın kendisi tarafından imzalanan 13.11.2011 tarihli yazı üzerinde tahrifat yapıldığını öğrenmesi üzerine şikayetçi olmasına istinaden başlatılan soruşturmada; katılandan ibranameyi alan sanığın üzerine atılı özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
2.13.11.2012 tarihli kriminal raporda; suça konu fotokopi belge üzerinde yapılan incelemede, katılanın imzasının eli ürünü olabileceği, yazı içeriğinde yer alan “1” ve “bin” yazılarının konum-pozisyon farklarının bulunduğu, sonradan ilave edilmiş olmasının kuvvetle muhtemel olduğu değerlendirilmiştir.
3.Sanık, çalıştığı işyerinde ödemeleri kendisinin yaptığını, ibranameleri de kendisinin düzenlediğini, katılana ödemesini yaptıktan sonra kendisinin el yazısı ile yazdığı metni katılanın imzaladığını beyan etmiştir.
4.Mahkeme sanık savunması, katılanın beyanı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu işlediğine karar vererek mahkûmiyet kararı vermiştir.

IV. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2008 tarih ve 49/219 sayılı kararında da açıklandığı üzere; ceza yargılamasının amacı, somut gerçeğin ortaya çıkarılması olup bunun için başvurulan kanıtlama araçlarından biri de belgelerdir. Yargılama makamları suç isnadı nedeniyle oluşan uyuşmazlığı çözümlerken ele geçirilen ve kendiliğinden getirilen ya da iddia ve savunma doğrultusunda sunulan belgelerin aldatma kabiliyetini denetlemek durumundadırlar. Aldatma kabiliyetinin denetlenebilmesi için, belgenin aslının veya bunun olanaklı olmaması halinde de aslına uygunluğu yetkili makam veya kişilerce onaylanmış örnek ya da kopyalarının dosyaya konulması gerekir. Ayrıca Yargıtay Ceza Genel Kurulu‘nun 14.10.2003 tarihli ve 232/250 sayılı kararında da açıklandığı üzere, suça konu belgenin fotokopi olması durumunda hukuki sonuç doğurmaya elverişli nitelikte olmayacağı, aslı bulunamayan belgelerin aldatma niteliği bulunup bulunmadığının da tespit edilemeyeceği ve fiili iğfalin de aldatıcılık niteliğini göstermeyeceğinden özel belgede sahtecilik suçunun unsurları itibarıyla oluşmayacağı nazara alındığında; sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma neticesinde sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kulu Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2016 tarihli ve 2013/166 Esas, 2016/92 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.10.2023 tarihinde karar verildi.