Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/4691 E. 2024/227 K. 10.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4691
KARAR NO : 2024/227
KARAR TARİHİ : 10.01.2024

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/250 E., 2016/238 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Turhal 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2015/250 Esas, 2016/238 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; suça konu senetlerin sahte olduğunu bilmediğine ve senetlerdeki yazı ve imzaların …’a ait olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmadan eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında, yetkilisi olduğu… Doğalgaz Mühendislik isimli şirketin alacaklı, katılan …’un ise borçlu olduğu toplam bedeli 3.650,00 TL olan 6 adet senedi sahte olarak düzenlediği/düzenlettirdiği ve sahte olduğunu bildiği bu senetleri borçlu olduğu şirkete verdiği iddiasıyla kamu davası açılmıştır
2. Sanık savunmasında; yetkilisi olduğu … Doğalgaz Mühendislik isimli şirkette katılanın kızı olan …’un da çalıştığını, borçlarını ödeyemeyince …un bilgisi dahilinde babası … adına senet düzenlediklerini,…un senetleri imzalaması için babasına götürdüğünü, daha sonra da bu senetleri borcuna karşılık verdiğini beyan etmiştir.
3. Tanık … ifadesinde sanığın savunmasının doğrulamamıştır.
4. … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 20.03.2015 tarihli raporunda; tetkik konusu senetlerin ön yüzündeki yazı ve imzaların Kazım Arslandoğmuş’un el ürünü olmadığı ve bu yazı ve imzalar ile … ve …’nun mevcut mukayese yazı ve imzaları arasında aynı şahsın el ürünü olduklarına imkan verir nitelikte uygun kaligrafik ve grafolojik bulguya rastlanılmadığı belirtilmiştir.
5. Mahkeme tarafından, sanığın suçu işlemediğine ilişkin savunması, tanık beyanı, suça konu senetlerin ön yüzünde yer alan yazı ve imzaların katılanın el ürünü olmadığına dair kriminal raporu ve tüm dosya kapsamı itibarıyla eylemin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Turhal 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2015/250 Esas, 2016/238 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.01.2024 tarihinde karar verildi.