YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6104
KARAR NO : 2021/6262
KARAR TARİHİ : 07.07.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
1-Sanığın, çek hesabı sahiplerine teslim edilemeyen ve onların bilgisi dışında keşide edilen suça konu üç adet çekteki sahteciliği bilerek, söz konusu çekleri katılanla aralarındaki ticari alışveriş sonucu doğan borcuna karşılık katılana vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia olunduğu olayda; sanığın savunmasında katılana ait firmadan alışveriş yaptığını ve muhtelif müşteri çekleri verdiğini, verdiği çeklerin hepsinin faturalı ve irsaliyeli olduğunu, çekleri cirantalardan fatura karşılığı aldığını, çeklerde problem olduğunu kesinlikle bilmediğini, temyiz dilekçesinde ise yargılama süresince bir defa başka mahkemece ifadesinin alındığını, gerekli belgeleri yargılamayı yapan mahkemeye sunamadığını bildirmesi, suça konu çeklerdeki cirantaların araştırılmamış olması karşısında; kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanununda öngörülen bütün zorunlu unsurları taşıması gerekli olup, unsurların eksikliği halinde çekin “özel belge“ niteliğinde olacağı ve belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olduğu da gözetilerek; öncelikle suça konu çek asıllarının duruşmaya getirilip incelenmek suretiyle, özellikleri duruşma tutanağına geçirilerek unsurlarının tam olup olmadığı ve aldatma niteliklerinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi ile denetime esas olmak üzere çek asıllarının dosya içerisinde bulundurulması, sanığın olaya ilişkin detaylı savunmasının alınarak suça konu çeklerin kendisine verilmesine dayanak belgelerinin ve diğer delillerinin nelerden ibaret olduğunun sorulması ile bunların dosya arasına alınması, suça konu çeklerdeki diğer cirantaların ve 7.200 TL bedelli çekte keşideci olarak gözüken çek hesabı sahibi … Türk İnşaat Turizm Taahhüt Ltd Şti. Yetkilisinin de açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile tanık olarak çağrılmaları, CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakkı hatırlatıldıktan sonra somut olaya ilişkin ifadelerinin alınması ve söz konusu çeklerdeki keşide ve ciranta imzalarının kendilerine ait olup olmadığının sorulması ile gerekirse bu konuda bilirkişi incelemesi yaptırılmasından sonra toplanan tüm delillerin sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile sanığın mahkûmiyetine hükmedilmesi,
2-5237 sayılı TCK’nin 43. maddesine göre “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi” durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup; aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı dikkate alındığında; katılanın aşamalardaki beyanlarında suça konu çeklerin sanıkla aralarındaki 20.800 TL tutarlı alışveriş sonucu borcuna karşılık sanık tarafından cirolanarak verildiğini belirtmiş ve buna istinaden 10/02/2009 ve 20/02/2009 tarihli … Tekstil adına düzenlenen fatura fotokopilerini ibraz etmiş ise de, söz konusu fatura miktarlarının beyan edilen alışveriş tutarını karşılamadığı, suça konu 5.600 TL ve 8.000 TL bedelli çeklerin 31/08/2009 keşide tarihli, diğer suça konu 7.200 TL bedelli çekin ise 30/06/2009 keşide tarihli olduğunun anlaşılması karşısında; TCK’nin 43. maddesinin uygulama koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti yönünden, suça konu çeklerin katılana aynı anda veya farklı tarihlerde verilip verilmediğinin katılan ve sanıktan sorularak araştırılması ile denetime olanak verecek biçimde suç tarihlerinin tespit edilmesi, sonucuna göre çeklerin farklı tarihlerde verildiğinin tespiti halinde sanık hakkında TCK’nin 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği, çeklerin aynı anda verildiğinin tespiti halinde ise tek bir resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması gerektiği ve birden çok sahte belgenin düzenlenmesi ile kullanılması olgusunun TCK’nin 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi sırasında dikkate alınabileceği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması,
Kabule göre de;
3-5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07/07/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.