YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/635
KARAR NO : 2024/326
KARAR TARİHİ : 11.01.2024
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/895 E., 2016/18 K.
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2016 tarihli ve 2015/895 Esas, 2016/18 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 ve 52 nci maddesi uyarınca, 7.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, bilirkişi incelemesi yapılmadan sadece katılanların soyut beyanları ile mahkûmiyet verilmesinin yanlış olduğuna, imza ve yazı örneği verildiği sırada rahatsız olduğundan usulüne uygun alınmadığından doğru bir karar verilemediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan … imzası ile muhtar olan diğer katılan … hakkında şikâyetleri içeren dilekçenin … Valiliğine sunulması, işlem cevabının katılana haber verilmesi, katılanın dilekçeyi kendisini vermediğini beyan ederek savcılığa başvurması üzerine başlayan soruşturma kapsamında, suça konu dilekçenin sanık tarafından katılan adına imza atılarak düzenlenip kuruma sunulduğu iddiasıyla hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Sanığın, dilekçeyi kendisinin hazırlamadığını, rahatsız iken alınan imza ve yazı örneklerinin usulüne uygun olmadığını, iftira atıldığını beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmediği, katılanların oğlunun girdiği muhtarlık seçimini kaybetmesi nedeniyle söz konusu eylemi sanığın gerçekleştirmiş olabileceğini beyan ettikleri, alınan bilirkişi raporunda dilekçede yer alan yazıların katılan … ve sanığa ait olmadığının, katılan adına atılan imzanın ise sanığa ait olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
3. Mahkeme tarafından sanığın savunması, katılanların beyanları, rapor ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Suça konu belgenin kuruma sunularak kullanıldığı tarih olan 25.11.2014 tarihinin suç tarihi olarak düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
2. Katılanların alınan beyanlarında, daha önce oğlunun muhtar adayı olarak seçimlere katılıp kaybetmesi nedeniyle sanığın atılı suçu işlemiş olabileceğini söylemeleri ve bunun üzerine sanıktan alınan imza ve yazı örnekleri ile yaptırılan bilirkişi incelemesine göre suça konu belge üzerindeki imzanın sanığa ait olduğunun belirlenmesi karşısında sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2016 tarihli ve 2015/895 Esas, 2016/18 Karar sayılı kararına yönelik sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan diğer hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.01.2024 tarihinde karar verildi.