Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/796 E. 2023/9913 K. 12.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/796
KARAR NO : 2023/9913
KARAR TARİHİ : 12.12.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/6 E., 2015/645 K.
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ödemiş(Kapatılan) 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli ve 2015/6 Esas ve 2015/645 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53, 58 inci üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği;… ve…’ın kendisine tuzak kurduğunu, adam kaçırma suçunu işlemediğini, başka şahitlerinin de olduğunu, dosyadaki atılı suçu da işlemediğini beyan ederek beraat talebine yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın, zorla kaçırıp alıkoymaya teşebbüs suçundan yapılan yargılama sırasında tanık olarak ifadesine başvurulan …’un Cumhuriyet savcılığına sanığın alıkoyma suçunu işlemediğine dair beyan dilekçesi gönderdiği, mağdur …’un dilekçedeki imzanın kendisine ait olmadığını beyan etmesi üzerine alınan bilirkişi raporunda imzanın mağdur …’a ait olmadığının belirlendiği, sanığın bu suretle özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2.Sanık savunmasında; dilekçeyi arzuhalciye birlikte yazdırdıklarını, …’un da imzaladığını beyan ettiği, savcılığın belgeyi kabul etmediğini, imzanın …’a ait olduğunu beyan etmiştir.
3.04.11.2014 tarihli kriminal raporda; suça konu dilekçedeki imzanın … eli ürünü olmadığı belirlenmiştir.
4. 27.10.2015 tarihli adli tıp raporunda; belge üzerinde ıslak el yazısıyla yazılmış olan “suçu yoktur önemli” yazısının sanığın eli ürünü olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
5. Mahkemece atılı suçtan sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1.İddia, savunma, ekspertiz raporu ve adli tıp raporu, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı karşısında, sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ödemiş(Kapatılan) 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli ve 2015/6 Esas ve 2015/645 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.12.2023 tarihinde karar verildi.