Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/9412 E. 2024/395 K. 15.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9412
KARAR NO : 2024/395
KARAR TARİHİ : 15.01.2024

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/552 E., 2016/153 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Çorlu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2016 tarihli ve 2015/552 Esas, 2016/153 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık, cezanın ertelenmemesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, şikâyetçinin zararını giderdiğini beyan ederek hükmü temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. ING Bank A.Ş.’nin keşidecsi … Yapı İnş Medi San Tic Ltd Şti olan, 43.000 TL bedelli, 2372 numaralı, 22.03.2014 keşide tarihli, 26.02.2014 tarihinde takasa ibraz edilen çekin sahte olduğuna ilişkin yapılan suç duyurusuna istinaden başlatılan soruşturmada; sanığın, aldatıcılık niteliği bulunan sahte çeki cirolayıp tedavüle sokmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia olunmuştur.
2. Sanık soruşturma aşamasında, suça konu çeki tanımadığı telefon ve adresini bilmediğini bir kişiden aldığını beyan etmiş, kovuşturma aşamasında ise suça konu çeki düzenlemediğini, bu çeki… oto Center’in hemen üst tarafındaki lisede matematik öğretmenliği yapan …..adlı isimli şahıstan aldığını, bu çekin karşılığında …’den araba aldığını çekin sahte olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.
3. Şikâyetçilerin beyanları, sanık savunması, adli emanet kaydı, suça konu çekin sahteliğine ilişkin banka yazıları, tanık beyanları, bilirkişi raporları, sanığa ait adli sicil kaydı ve diğer deliller dosya arasındadır.

IV. GEREKÇE
1. Belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu göz önüne alınarak, suça konu çek aslının duruşmada incelenerek özellikleri ve yasal unsurlarının mevcut olup olmadığı duruşma tutanağına yazıldıktan sonra aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığı tespit edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi ve çek aslının kanun yolu denetimine olanak tanıyacak şekilde dosyaya eklenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

2. Kabule göre de;
a) Suça konu çekin hangi tarihte sanık tarafından verildiğinin tam olarak tespit edilmesi ve suç tarihinin belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre ise;
b) Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2008/250-13 sayılı kararında açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendinde işaret olunan zarar kavramının; kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir, ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olduğu, zarar koşulunun ancak zarar suçlarında dikkate alınması gereken bir unsur olduğu, soyut tehlike suçu niteliğinde olan resmi belgede sahtecilik suçunda somut olayda bir zararın oluşmadığıda gözetilmeden, duruşmadaki iyi halleri nedeniyle hakkında takdiri indirim hükmü uygulanan sanık hakkında maddi zararı gidermediğinden bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
c) Kasıtlı suçtan mahkûmiyetin kanuni sonucu olan 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da dikkate alınarak hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
d) Adli emanetin 2015/186 sırasında kayıtlı suça konu belge hakkında karar verilmemesi,
hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çorlu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2016 tarihli ve 2015/552 Esas, 2016/153 Karar sayılı kararında sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.01.2024 tarihinde karar verildi.