Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/10547 E. 2023/2843 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10547
KARAR NO : 2023/2843
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Sahte Fatura Kullanma
HÜKÜM : Düşme

Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.04.2017 tarihli ve 2015/186 Esas, 2017/301 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sahte fatura düzenleme suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

2. Bakırköy 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.04.2017 tarihli ve 2015/186 Esas, 2017/301 Karar sayılı kararının sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 20.09.2017 tarihli ve 2017/3986 Esas, 201774174 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında sahte fatura düzenleme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca olağanüstü zamanaşımının dolduğundan bahisle düşme kararı verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 16.09.2021 tarihli ve 2021/11396 Esas, 2021/6627 Karar sayılı kararı ile ” Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 30.03.2010 tarihli ve 2010/6025 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında “sahte fatura kullanma” suçundan kamu davası açıldığı, 213 sayılı VUK’nin 367. maddesi uyarınca kovuşturma şartı olan mütalaa ve dayanağı olan vergi suçu raporu ile eklerinin ise sahte fatura düzenleme suçuna ilişkin olduğu, sahte belge düzenleme ve sahte belge kullanma eylemlerinin birbirinden bağımsız ve ayrı suçları oluşturduğu ve birbirine dönüşmeyeceği dikkate alınarak; iddianameye konu olan sahte fatura kullanma suçu yönünden sanık hakkında 213 sayılı VUK’nin 367. maddesi gereğince dava şartı olan mütalaanın verilip verilmeyeceğinin Vergi Dairesi Başkanlığından sorulması, verilmeyeceğinin anlaşılması durumunda dava şartı yokluğu nedeni ile davanın düşmesine karar verilmesi gerekeceği gözetilmeden, yargılamaya devamla dava açılmayan sahte fatura düzenleme suçundan hüküm kurulması” nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 15.09.2022 tarihli ve 2022/231 Esas, 2022/2736 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, 213 sayılı Kanun’un 367 nci maddesi uyarınca dava şartı olan mütalaanın verilmemesi nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca dava şartı yokluğundan düşme kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği, kovuşturma şartı eksik olmadığı halde verilen düşme kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 16.09.2021 tarihli ve 2021/11396 Esas, 2021/6627 Karar sayılı bozma ilamı üzerine sanık hakkında Bakırköy 20. Asliye Ceza Mahkemesince bozma ilamına uyularak 03.11.2021 tarihli ve 2021/538 Esas ve 2021/703 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında düşme kararı verildiği ve temyiz edilmeden kesinleştiği ancak temyize konu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 15.09.2022 tarihli ve 2022/231 Esas, 2022/2736 Karar sayılı kararının da aynı Yargıtay bozma ilamına uyularak sanık hakkında yeniden düşme kararı verildiği belirtilerek Bakırköy 20. Asliye Ceza Mahkemesince yanlış açılan 03.11.2021 tarihli ve 2021/538 Esas ve 2021/703 Karar sayılı dosyada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 15.09.2022 tarihli ve 2022/231 Esas, 2022/2736 Karar sayılı kararının da belirtilen ve re’sen gözetilecek nedenlerle bozulması ve lehine vekalet ücretine hükmedilmesi talebine ilişkindir.

III. GEREKÇE
Katılan vekilinin temyiz dilekçesinde belirtilen Bakırköy 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2021 tarihli ve 2021/538 Esas ve 2021/703 Karar sayılı kararına yönelik UYAP üzerinden yapılan incelemede; Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 16.09.2021 tarihli ve 2021/11396 Esas, 2021/6627 Karar sayılı bozma ilamının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesine karşın, bozma ilamı üzerine ilk derece mahkemesinci hatalı olarak yargılamaya devamı sanık hakkında kurulan düşme hükmünün, mahkemenin kanuna aykırı olarak davaya bakmaya kendini görevli veya yetkili görmesi nedeniyle hukuka kesin aykırılık nedeniyle yok hükmünde olduğu, belirlenerek yapılan incelemede,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 15.09.2022 tarihli ve 2022/231 Esas, 2022/2736 Karar sayılı kararına yönelik yapılan incelemede, sanık hakkında “2005 takvim yılında sahte fatura kullanma” suçundan, 213 sayılı Kanun’un 367 inci maddesi uyarınca dava şartı olan mütalaa bulunmadığından kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiğinin gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğunun anlaşılması nedeniyle hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 15.09.2022 tarihli ve 2022/231 Esas, 2022/2736 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 20. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.04.2023 tarihinde karar verildi.