YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4995
KARAR NO : 2023/2403
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Alaplı Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.05.2014 tarihli ve 2012/22 Esas, 2014/80 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52, ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Alaplı Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 06.05.2014 tarihli ve 2012/22 Esas, 2014/80 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 23.11.2017 tarihli ve 2017/23567 Esas, 2017/24543 Karar sayılı kararı ile sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine, Alaplı Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.04.2021 tarihli ve 2020/318 Esas, 2021/366 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, somut olayda dolandırıcılık suçunun hile unsurunun oluşmadığına, sanık hakkında eksik araştırma ve inceleme sonucunda mahkûmiyet hükmü kurulduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın suç tarihinde Özel … Erkek Öğrenci Yurduna gelerek kendisini … İnşaat Ltd. Şti. isimli şirketin yetkilisi olarak tanıttığı ve bu şirkete ait kartvizit verdiği, inşaatta hayatını kaybeden bir işçi adına adak olarak kurban kesip bağışlamak istediklerini söylediği, yurt yetkilileri olan katılanların sanığın yönlendirmesi ile 4.000,00 TL bedelli bir büyükbaş hayvan satın alarak kestirdikleri, sanığın kurban etinin yarısını ölen işçinin ailesine vermek üzere katılanlardan aldığı, ancak adak bedelini ödemeyerek ortadan kaybolduğu, bu şekilde üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık savunmasında, katılanlar ile yaptığı görüşmeleri kabul etmekle birlikte, … İnşaat adına herhangi bir kartvizit vermediğini bildirmiştir.
3. Yargılama sırasında tanık olarak bilgisine başvurulan .; kurbanlık hayvan alışverişine dair katılanların beyanlarını doğrulamakla birlikte, sanıkla hiç karşılaşmadığını, olaylar sırasında katılanların yanında bulunmadığını beyan etmiştir.
4. 13.01.2021 tarihli uzlaştırma raporu ile sanık ve katılan arasında uzlaşmanın sağlanamadığı tespit edilmiştir.
5. Alaplı Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.04.2021 tarihli ve 2020/318 Esas, 2021/366 Karar sayılı kararı ile, sanığın bu eyleminin dolandırıcılık suçuna uyduğu, eyleminin katılanların aşamalardaki beyanları destekler nitelikteki tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı ile sabit görüldüğü gerekçesiyle, dolandırıcılık suçundan mahkûmiyetine dair temyiz incelemesine konu hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Dosya kapsamına göre elde edilen deliller doğrultusunda; 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kuran Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz sebepleri kabul edilmemiştir.
B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile düzeltilen husus dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri
reddedilmiştir.
2. Alaplı Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.04.2021 tarihli ve 2020/318 Esas, 2021/366 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarihli ve 2007/10-108 Esas, 2007/152 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; kanun koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan belirlenmesi halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan belirlenmesi gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmadığı, ancak Mahkemece kararda bu hususun ayrıca gerekçelendirilmesinin gerekli olduğu anlaşılmakla; somut olayda, sanık hakkında cezanın alt sınırdan tayin edildiği belirtildiği halde, ayrıca gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 30 gün olarak tayin edilmesi dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Alaplı Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.04.2021 tarihli ve 2020/318 Esas, 2021/366 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasındaki adli para cezasına ilişkin sırasıyla “30 gün”, “25 gün” ve “500 TL” ibarelerinin tamamen çıkartılarak yerlerine, sırasıyla “5 gün”, “4 gün”, ve “80,00 TL” ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2023 tarihinde karar verildi.