YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5805
KARAR NO : 2023/2736
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri gizleme
KARAR : İddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddi
Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 11.11.2021 tarihli ve 2020/1618 Soruşturma, 2021/501 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin Cizre 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.11.2021 tarihli ve 2021/226 iddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii Cizre 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.12.2021 tarihli ve 2021/2831 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 10.12.2021’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 03.06.2022 tarihli ve 2021/29758 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2022 tarihli ve KYB-2022/85931 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2022 tarihli ve KYB-2022/85931 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Cizre 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/11/2021 tarihli kararı ile özetle, sahte olarak düzenlendiği iddia edilen fatura ve belgelerin dosyada bulunmadığı ve şüphelilerin şirket yetkilileri olduğuna dair dosya arasında belgeye rastlanmadığı gerekçeleriyle iddianame iade edilmiş ise de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu nazara alındığında, somut olayda, iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu ile komisyon mütalaasının dosya arasında bulunduğu, mahkemenin gerek gördüğü takdirde bu hususta tekrar rapor alabileceği, şüphelilerin şirket yetkilileri olduğuna dair belgelerin Ticaret Sicil Gazetesinden mahkemesince temin edilebileceği, kaldı ki söz konusu belgelerin iddianamenin iadesine yapılan itiraz ile birlikte sunulduğu cihetle, mahkemenin iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 170 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174 üncü maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle;
a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen,
b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen,
…“
İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir.
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. Cizre 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.11.2021 tarihli ve 2021/226 iddianame değerlendirme sayılı kararı ile kanun yararına bozma isteminde belirtilen gerekçeler doğrultusunda, suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen söz konusu iddianamenin 5271 sayılı CMK’nın 174/1-b maddesine aykırı olduğundan bahisle iadesine karar verilmiştir.
4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; 5271 sayılı Kanun’un 170 inci maddesinin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheliler hakkında 2016-2019 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme ve defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçları yönünden vergi tekniği raporu ve vergi suçu raporu düzenlendiği, dosya içerisinde dava şartı olan olan mütalaanın yer aldığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.11.2018 tarihli ve 2018/427 Esas, 2018/517 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarında, suça konu faturaların 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 230 uncu maddesine göre yalnızca unsurlarının tespiti amacıyla incelenmesinde zorunluluk bulunmadığı, Ticaret Sicil Gazetesinin Mahkemesince de temin edilebileceği, şüpheliler hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin 5271 sayılı Kanun‘un 174 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Cizre 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.12.2021 tarihli ve 2021/2831 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.04.2023 tarihinde karar verildi.