Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/7028 E. 2023/1053 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7028
KARAR NO : 2023/1053
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/130 E., 2022/159 K.
SUÇ : Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2006 tarihli ve 2005/168 Esas, 2016/370 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği suçundan, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 342 nci maddesinin birinci fıkrası ve 59 uncu maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2006 tarihli ve 2005/168 Esas, 2016/370 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 20.06.2013 tarihli, 2012/20684 Esas, 2013/10521 Karar sayılı ilamı ile eksik araştırma ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin tartışılması zorunluluğu nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.05.2014 tarihli, 2013/422 Esas, 2014/186 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 342 nci maddesinin birinci fıkrası ve 59 uncu maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu karar 16.05.2014 tarihinde kesinleşmiştir.
4. Sanığın Bakırköy 24. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 23.09.2020 tarihli ve 2017/278 Esas, 2020/702 Karar sayılı kararı ile denetim süresi içerisinde 14.01.2016 tarihinde işlediği, basit yaralama suçundan mahkûmiyetine karar verilmiş ve bu kararın 23.09.2020 tarihinde kesin olarak verilmesi üzerine iş bu dosyaya ihbarda bulunulmuştur.

5. İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.03.2022 tarihli, 2022/130 Esas, 2022/159 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği suçundan, 765 sayılı Kanun’un 342 nci ve 59 uncu maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; zamanaşımı süresinin dolması , çek aslı üzerinde aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığına ilişkin mahkemece gözlem yapılmaması nedenleriyle mahkumiyet hükmünün bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.05.2014 tarihli, 2013/422 Esas, 2014/186 Karar sayılı kararı ile verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının kesinleştiği 16.05.2014 tarihi ile Bakırköy 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.09.2020 tarihli ve 2017/278 Esas, 2020/702 Karar sayılı kararına konu olan suçun, suç tarihi olan 14.01.2016 tarihi arasında zamanaşımının durduğu anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı TCK’nin 7 ve 5252 sayılı TCK’nin Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9. maddeleri karşısında; sanığa yüklenen, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Kanun’un 342 nci maddesinin birinci fıkrası ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen “Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun’un zamanaşımı hükümleri bakımından daha lehe olduğu anlaşılmıştır.
3.Sanığın yargılama konusu memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
4. 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, 08.03.2004 olan suç tarihinden hüküm tarihine kadar 12 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği, bu nedenle mahkemenin yargılamaya devamla mahkumiyet hükmü kurmasının hukuka aykırı olduğu anlaşılmıştır.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.03.2022 tarihli, 2022/130 Esas, 2022/159 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.02.2023 tarihinde karar verildi.