Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/9903 E. 2024/303 K. 11.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9903
KARAR NO : 2024/303
KARAR TARİHİ : 11.01.2024

B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/695 E., 2022/1120 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A.Bozma üzerine Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.09.2022 tarihli ve 2020/695 Esas, 2022/1120 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1.Dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü 52 nci ve 51 inci maddesi uyarınca, 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci 51 inci ve 53 üncü maddesi uyarınca, 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca; sanığın suç kastıyla hareket ettiğine dair mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından beraatine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle hükümlerin bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; Sanık tarafından… adıyla verilen ve ödenen diğer senetlerin hüküm kurulurken dikkate alınmadığı, sanığın… adıyla tanınması sebebiyle senedi doldurduğuna dair aşamalardaki tutarlı beyanlarının bulunmasının sanığın sahtecilik ve dolandırıcılık kastıyla hareket etmediğini gösterdiğini, müvekkili ve katılanın patronu arasında uzun yıllardır açık cari hesap ilişkisinin devam ettiği gerekçeleriyle mahkemece verilen kararın bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın, katılan ile arasındaki ticari ilişki sebebiyle suça konu senedi… adıyla imzalayıp katılana verdiği, sanığın hakkında yapılabilecek icra takibini engellemek amacıyla adını gizlediği bu şekilde geçekleşen eylemleri nedeniyle resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Sanık savunmasında;ticari hayatta… olarak bilindiğini, katılanın çalıştığı şirketin sahibinin de kendisini bu isimle bildiğini, borcun ödenip takibin kapandığını beyan etmiştir.
3. Suça konu senet hakkında icra takibi yapılan Uşak Kapatılan 4. İcra Dairesinin 2012/3993 Esas sayılı icra takip dosyasında;… adına yapılan takibin sonuçsuz kalması üzerine katılanın yaptığı araştırmada adının … olduğunu öğrendiği bunun üzerine takibin …’a yönlendirildiği ve icra takibinin haricen ödeme gerekçesiyle sonlandırıldığı anlaşılmıştır.
4. Mahkemece sanığın atılı suçları işlediği kanaatine varılarak inecelemeye konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1.İddia, savunma, ekspertiz raporu, mahkeme gözlemi, takibe konu icra dosyası, dosya içerisinde sureti bulunan suça konu bono, ilgili cevabi yazılar ve tüm dosya kapsamı karşısında, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış; 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendiren ve sanık hakkında mahkûmiyet hükümleri kuran Mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
2. Dolandırıcılık suçundan ceza verilirken hapis cezasının yanında para cezası da verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.09.2022 tarihli ve 2020/695 Esas, 2022/1120 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.01.2024 tarihinde karar verildi.