Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/9939 E. 2023/316 K. 25.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9939
KARAR NO : 2023/316
KARAR TARİHİ : 25.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Resmi belgede sahtecilik

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 4.Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2015 tarihli ve 2014/387 Esas, 2015/192 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.08.2019 tarihli ve 2015/168211 nolu bozma görüşünü içeren tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; eksik incelemeye ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, yeğeni katılan … adına bilgi ve rızası olmaksızın suça konu 04.11.2012 tanzim tarihli, 12.11.2012, 21.11.2012 ve 03.12.2012 vade tarihli, 10.000,00 TL bedelli, borçlusu …, alacaklısı … olarak gözüken toplam 3 adet senet düzenleyip, katılan adına borçlu sıfatıyla imza attığı sahte senetleri borcuna karşılık hakkında takipsizlik kararı verilen … …’e; onun da yine hakkında takipsizlik kararı verilen … Ok’a cirolayarak verdiği, vade tarihinde ödenmemeleri üzerine son yetkili hamil olan … Ok tarafından icra takibine konulduğunda, katılan tarafından borca ve imzaya itiraz edildiği, … 2. İcra Hukuk Mahkemesince 28.03.2013 tarihli ve 2013/94 Esas, 2013/82 Karar sayılı kararıyla suça konu senetlerde yer alan imzaların katılana ait olmadıkları anlaşılmaktadır.
2. Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında özetle; suça konu senetlerdeki borçlu imzasının kendisine ait olduğunu, maddi sıkıntı içinde bulunduğunu, bu nedenle yeğeni olan katılanın bilgisi ve rızası dahilinde senetleri imzaladığı şeklinde beyanda bulunmuştur.
3. Katılan, suça konu senedi düzenleyen sanığın … dayısı olduğunu, senetlerin bilgi ve rızası dahilinde düzenlenmediğini, bonoda yazı, imza ve borçlarla bir ilgisinin bulunmadığı şeklinde aşamalarda alınan beyanları ile sanık savunmasını doğrulamamıştır.
4. Katılan tarafından açılan … 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2013/94 Esas sayılı “İmzaya ve Borca İtiraz” davasında grafoloji ve sahtecilik uzmanından alınan 14.04.2013 tarihli bilirkişi raporuna göre; tetkike konu borçlusu “…”, alacaklısı “…” olarak düzenlenmiş 04.11.2012 tanzim tarihli; 03.12.2012 ödeme tarihli “10.000.TL’lik”, 21.11.2012 ödeme tarihli “10.000.TL’lik” ve 12.11.2012 ödeme tarihli “10.000.TL lik” senetler üzerinde “…” adına atılı bulunan borçlu imzalarının, mevcut mukayese imzalarına kıyasen … elinde çıkmadıkları yönünde kanaat oluştuğu belirlenmiştir.
5. … 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2013/94 Esas sayılı “İmzaya ve Borca İtiraz” davası 03…..2013 tarihinde katılanın davasının kısmen kabulü ile sonuçlanıp, icra takibinin kesin olarak durdurulmasına karar verilmiş, karar temyiz edilmediğinden 11…..2013 tarihinde kesinleşmiş olup, buna ilişkin gerekçeli karar dosya arasına alınmıştır.
6. Mahkemece, sanığın yeğeni olan katılan adına 3 adet sahte senet tanzim edip tedavüle soktuğu kabul edilerek subüt bulan suçtan sanığın mahkumiyetine dair karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında yeğeni adına sahte senetler düzenleyip tedavüle sokmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan davada; Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarih ve 232-250 sayılı, 09.10.2012 tarihli ve 2011/8-335 Esas, 2012/1804 Karar sayılı kararlarında da açıklandığı üzere; sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatıcılık niteliğinin varlığını göstermeyeceği ve belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığının takdir ve tayini hakime ait olup, yasal unsurlarının tam olup olmadığı ve aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığı hususunda gözlem yapılması gerekiyorsa da, dosyada aslı bulunan suça konu bonolar üzerinde heyet olarak yapılan incelemede; … Ticaret Kanununda belirtilen zorunlu unsurların tam olduğu, bono vasıflarını taşıdıkları, yapılan sahteciliğin ilk bakışta dikkati çekmediği ve aldatıcılık niteliklerinin bulunduklarının gözlemlenmesi karşısında, tebliğnamedeki belge asılları üzerinde mahkemece gözlem yapılmamasına ilişen bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
2. Sanığın, suça konu senetleri düzenlemesinde katılanın bilgi ve rızası bulunduğu yönündeki savunmasının katılan tarafından doğrulanmamış olması, sanığın daha öncesinden de katılan adına senet düzenlediğine dair bir iddianın bulunmayışı, icra hukuk mahkemesinde görülen davada senetlerdeki imzanın katılan elin ürü olmadığının rapor edilmiş olması ve heyetçe yapılan gözlemde yapılan sahteciliğin aldatıcılık niteliğinin bulunduğunun belirlenmiş olması karşısında, sanığın eksik incelemeden bozma isteyen temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda … sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 4.Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2015 tarihli ve 2014/387 Esas, 2015/192 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.01.2023 tarihinde karar verildi.