YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1439
KARAR NO : 2024/592
KARAR TARİHİ : 17.01.2024
B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/547 E., 2022/716 K.
SUÇ : Sahte fatura düzenleme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında 2010, 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 kere 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Sanığın temyiz talebi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 01.06.2022 tarihli kararı ile “hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması” nedeniyle başkaca yönleri incelenmeyen hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
3. Konya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.11.2022 tarihli ve 2022/547 Esas, 2022/716 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2010.2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddsinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 43, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; söz konusu iş yerini savunmasında belirttiği şahısların işlettiğini, kendisinin başka yerde çalışması ve işten anlamaması nedeniyle ilgilenemediğini, mağdur olmasına rağmen sanık olarak ceza aldığını beyan ederek mahkumiyet hükmünün bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Meram Vergi Dairesi mükellefi olan sanığın 2010, 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenlediği iddiasıyla dava açılmıştır.
2. Dava şartı olan mütalaa, vergi raporları ve bilirkişi raporu dosya arasında bulunmaktadır.
3. Sanık suçlamaları kabul etmemiş, iş yerini…ve… isimli şahıslarla birlikte açtıklarını, kendisinin işlerle ilgilenmediğini, tüm faturaların bu şahıslar tarafından düzenlendiğini, daha sonra dükkan zarar ettiğinden dükkanı kapattığını beyan etmiştir.
4. Mahkemesince Vergi Dairesinden tarih edilen vergi ve gecikme faizi ile birlikte gecikme zammı bunun yanında aynı eylemden dolayı kesilen ceza ve bunun gecikme zammının ödenip ödenmediği sorulmuş, mükellefin borç dökümü gönderilmiş, sanığa ödeme ihtaratı yapılmış ancak sanığın ödeme durumunun olmadığını bildirdiğinden cezasında indirim yapılmamıştır.
5. Mahkemesince sanığın atılı suçu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın savunmasında, suçlamayı kabul etmediği, faturaların…ve… tarafından düzenlediğini savunması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından:
1. Fatura asıllarından kanaat oluşturacak sayıda temin edilip sanığa gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması, kendisine ait olmadığını söylemesi halinde; temin edilecek samimi imza örnekleri ile faturalardaki yazı ve imzaların sanığa ait olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
2. Faturalardaki yazı ve imzaların sanığa ait olmadığının anlaşılması halinde ise;
a. Sanığın savunmasında bahsettiği şahıslar ve suça konu faturaları kullandığı belirlenen mükellefler tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak 5271 sayılı Kanun’un 48 inci maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra faturaları kullananlara sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanığı tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanığın bir iştiraki bulunup bulunmadığının, sanığın savunmasında beyan ettiği şahıslara ise suça konu faturaları kendilerinin düzenleyip düzenlemediklerinin sorulması, faturaları kullanan mükellefler ile yüzleştirilmeleri,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Kabule göre de;
1. 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için, tekerrüre esas alınan mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra yeni suçun işlenmiş olmasının gerektiği; sanığın adli sicil kayıtlarına göre tekerrüre esas alınan ilamın suç tarihinden sonra kesinleştiğinin gözetilmemesi,
2. BA/BS kayıtlarına göre mükellef tarafından en son 2012 yılı Ağustos ayında fatura düzenlenmiş olduğu anlaşılmakla Ağustos 2012 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 2010-2011-2012 olarak yanlış gösterilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İKonya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.11.2022 tarihli ve 2022/547 Esas, 2022/716 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2024 tarihinde karar verildi.