Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2023/1645 E. 2023/7840 K. 01.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1645
KARAR NO : 2023/7840
KARAR TARİHİ : 01.11.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/529 E., 2022/260 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık … müdafii, sanık …
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi Bozma, kısmi onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.07.2016 tarihli ve 2015/347 Esas, 2016/206 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü ve 52 nci maddeleri uyarınca, ayrı ayrı 1 yıl 8 ay hapis ve 200 TL adli cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 02.12.2021 tarihli ve 2021/32891 Esas, 2021/11483 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında verilen kararların “Sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümlerden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri zorunluluğu,” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.07.2022 tarihli ve 2021/529 Esas, 2022/260 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü ve 52 nci maddeleri uyarınca, ayrı ayrı 1 yıl 8 ay hapis ve 200 TL adli cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık …’nın temyiz istemi, atılı suçun oluşmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı davranıldığına, sanık … müdafinin temyiz istemi, müvekkilinin diğer sanıklarla iştirakinin bulunmadığına, beraat etmesi gerektiğine, aracın katılana geri verilmiş olması nedeniyle zarar bulunmadığından lehe hususların uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan … ve dosya kapsamında beyanlarına başvurulan oğlu …in,…’ya ait aracın satışı için internet ortamında ilan vermeleri, hakkındaki dava ulaşılamaması nedeniyle tefrik edilen temyiz dışı sanık oto galeri sahibi …’in çalışanlarının irtibat kurması ve akabinde … ile aracı alma konusunda anlaşmaları, aracın satımı için notere gidildiğinde paranın yatırılması konusunda katılanın oyalanması ve kandırılması sonucunda para ödenmeden sanık …’in çalışanı temyiz dışı sanık … üzerine 15.08.2014 tarihinde satışın yapılması, güven telkini için …’in bir adet senet, …’in ise devir sonrasında paranın ödeneceğine dair imza ve T.C. Kimlik numarasını içeren yazılı bir belge vermesi, devamında katılanların paralarını almak için sanıklara başvurmalarına rağmen alamamaları, suça konu aracın aynı gün … tarafından oto galeri sahibi olan sanık …’ya satılması, devamında aracın 19.08.2014 tarihinde sanık … tarafından sanık … adına vekaleti olan …’nin oğlu olan temyiz dışı sanık … aracılığıyla …’ye satılması, … tarafından da tescilin gerçekleştirilmesi biçimindeki eylemler nedeniyle sanıklar hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Sanık …’in soruşturma aşamasında tanımadığı … adında birinin getirdiği aracı bedelini ödeyerek satın aldığını ve birkaç gün sonra aracı almak isteyen Çağatay’a sattığını beyan ederek atılı suçlamaları kabul etmediği, ancak kovuşturma aşamasında daha önceden tanıdığı galeri sahibi olan … ve çalışanı …’in araç getirdiğini, aracı yine daha önce tanıdığı Çağatay’a sattığını beyan ettiği, sanık …’nin araç alım satımı yapan oğlu Çağatay’a yardım amacıyla vekalet vermekten başka bir ilgisinin olmadığını, aracın nasıl ve kimden hangi ilişkilerle alındığını bilmediğini beyan ederek atılı suçlamaları kabul etmediği, temyiz dışı sanık …’ın oto alım satım yaptığını, daha önceden tanıdığı Levent’ten bedeli karşılığında araç satın aldığını, annesinin bu alım satımla ilgisinin olmadığını beyan ederek atılı suçlamaları kabul etmediği, sanık …’in çalışanı olduğu …’e ait galeride patronunun söylemesi üzerine aracı noterden satın aldığını, yine …’in söylemesi üzerine aracı Oto Center’a götürdüğünü, Levent’in aracı aldığını, para işini kendi aralarında hallettiklerini söylediği için herhangi bir para almadığını beyan ederek atılı suçlamaları kabul etmediği, katılan ve oğlu İsmail Özkaya’nın oluşu ayrıntılı anlattıkları, aracın Levent’e satıldığını öğrenince iş yerine gittiklerinde Çağatay adındaki kişinin Levent’in yanlış yapmayacağını söylediğini ancak bir iki gün içinde aracın Çağatay’a satıldığını öğrendiğini, her ikisinin de aracın durumunu bildikleri halde işlem yaptıklarını beyan ettikleri anlaşılmıştır.
3. Mahkeme tarafından sanıkların savunmaları, katılan ve İsmail Özkaya’nın beyanları, noter belgeleri ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların atılı suçları işledikleri kabul edilerek temyize konu mahkumiyet kararları verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A.Sanık … Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Talepleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B.Sanık … Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Talepleri Yönünden
Katılan … ve dosya kapsamında beyanlarına başvurulan oğlu …in,…’ya ait aracın satışı için internet ortamında ilan vermeleri, hakkındaki dava ulaşılamaması nedeniyle tefrik edilen temyiz dışı sanık oto galeri sahibi …’in çalışanlarının irtibat kurması ve akabinde … ile aracı alma konusunda anlaşmaları, aracın satımı için notere gidildiğinde paranın yatırılması konusunda katılanın oyalanması ve kandırılması sonucunda para ödenmeden sanık …’in çalışanı temyiz dışı sanık … üzerine 15.08.2014 tarihinde satışın yapılması, güven telkini için …’in bir adet senet, …’in ise devir sonrasında paranın ödeneceğine dair imza ve T.C. Kimlik numarasını içeren yazılı bir belge vermesi, devamında katılanların paralarını almak için sanıklara başvurmalarına rağmen alamamaları, suça konu aracın aynı gün … tarafından oto galeri sahibi olan sanık …’ya satılması, devamında aracın 19.08.2014 tarihinde sanık … tarafından sanık … adına vekaleti olan …’nin oğlu olan temyiz dışı sanık … aracılığıyla …’ye satılması, … tarafından da tescilin gerçekleştirilmesi, sanık …’in başından beri sadece oğluna vekalet verdiğine, aracı hiç görmediğine, alım satımın kim tarafından hangi şekilde yapıldığını bilmediğine ilişkin beyanları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın savunmasının aksine diğer sanıkların eyl… katıldığına dair cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı halde beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Nedeniyle hukuka aykırılık bulunmuştur.

V. KARAR
A.Sanık … Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Talepleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.07.2022 tarihli ve 2021/529 Esas, 2022/260 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B.Sanık … Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Talepleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.07.2022 tarihli ve 2021/529 Esas, 2022/260 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.11.2023 tarihinde karar verildi.